YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12229
KARAR NO : 2014/11450
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
Kamu malına zarar vermek ve nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 142/1-a, 143, 35. maddeleri uyarınca 6 ay 15 gün hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların aynı Kanun’un 50/1-b maddesi gereğince kamunun uğradığı zararın tazmin suretiyle tamamen giderme seçenek yaptırıma çevrilmesine, dair (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2010 tarihli ve 2010/115 esas, 2010/326 sayılı karar aleyhine … … Bakanlığınca verilen 04.02.2014 gün ve 2013/2610/8173 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.0.2.2014 gün ve 2014/52474 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Özel hukuk tüzel kişisi olan…A.Ş.’nin mülkiyetinde bulunan tel örgülere zarar verme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 151/1 maddesinde yer alan mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, eylemin kamu malına zarar verme olarak nitelendirilmek suretiyle hüküm tesisinde,
2) Kurum zararının sanık tarafından karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ise de, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmaması ve hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması dolayısıyla herhangi zararın bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi karşısında, kesin hükmün otoritesini tümüyle zedelememesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek hukuka aykırılıklardandır. Kabul edip etmemek mahkemenin takdirine bağlı istekler hakkında karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal olmaması, bozma sebebi oluştursa dahi kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceğinden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçeye yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- 1 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
25.07.2005 gün ve 2005/9146 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca 14.11.2005 günü özelleştirilen …A.Ş.’ne ait binanın bahçesine girmek için bahçeyi çevreleyen tel örgülere zarar verme eylemi, TCK.nun 151/1.maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu halde, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı yasanın 152/1-a maddesi uyarınca hüküm kurulması nedeniyle 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 20.09.2010 gün ve 2010/115-326 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;
Sanık …’in mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK.nun 151/1. maddesi uyarınca ve aynı yasanın 61/9.maddesi de dikkate alınarak takdiren 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, yasanın 52/2.maddesi uyarınca adli para cezasına esas alınan gün sayısının günlüğü takdiren 20,00TL.’den hesaplanarak, sanığın 2,400 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.