Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/4870 E. 2015/16250 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4870
KARAR NO : 2015/16250
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin….. Bankası tarafından dava dış….isimli şahsa verilen kredi kartı sözleşmesine kefil sıfatıyla imza attığını, kefalet sözleşmesinde kefalet limiti belirtilmediğinden geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini, ayrıca borcun zamanaşımına uğradığını iddia ederek müvekkili aleyhine davalı tarafça başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin hukukuna uygun olup, davacının sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 20 yıllık zamanaşımı süresinin olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının kredi kartı sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, 6502 sayılı Yasa uyarınca davalının asıl borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 24/son maddesi uyarınca kredi kartı kullanımlarındaki kefaletin Borçlar Kanunu’nda belirtilen adi kefalet hükümlerine tabi olması, asıl borçluya başvurulup, borcun tahsili için tüm yollar tüketilmeden kefilden borcun ifasının istenemeyecek olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.