YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10073
KARAR NO : 2015/445
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar vekili tarafından 12.09.2014 havale tarihli dilekçe ile “…Hâkim tarafından Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalılardan …’nin muvafakat vermek için duruşma salonu dışında hazır bulunmasına rağmen beyanının alınmadığı, yediemin olarak …’yi tayin etmesi nedeniyle taraflardan birisini diğerine tercih ettiği, vekil edenleri azarladığından hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim … (38286) ‘in, ret isteminin sırf davayı uzatmak amacı ile yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verdikten sonra, kendisini baskı altında hissettiği, yargıya olan güvenin sarsılmaması için davadan çekilme istemi üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından hâkimin çekilme isteminin reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hâkiminin çekilmesi, H.M.K.’nun 36. maddesi gereğince hâkimin kendi kendini reddi niteliğindedir.
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (Anayasa madde 9). Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle, hâkimler önüne gelen uyuşmazlıkları, ilgili mevzuat çerçevesinde çözmek zorundadır. Bu işlemi yaparken hâkim, bir olayla ilgili kuracağı hükümle, tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Somut olayda, şikayet ve isteklerin hâkim üzerinde olumsuz etki bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, verilecek kararda hâkimin bu düşünce etkisinde kalması dahilinde olabileceği gerekçesiyle mahkeme hâkimi tarafından çekilme kararı verilmişse de, maddî bulgu ve delillerle desteklenmeyen soyut iddiaların hâkimlerce duygusallıkla karşılanıp davadan çekilmelerine neden olması, ileride giderilmesi mümkün olmayacak zararlara yol açacağından, kabul edilemez. Aksi hâlde, bir yerde görev yapan hâkimlerin, aynı yöntemle davadan çekilmeleri sağlanarak, tabiî hâkim ilkesinin zedelenmesine yol açılacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle merciin, HMK’nun 36. maddesi gereğince hâkimin çekilmesi koşullarının oluşmadığı yönündeki kabulü usûl ve kanuna uygundur. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/01/2015 gününde oy birliği iele karar verildi.