Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/3391 E. , 2021/5162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3391
Karar No : 2021/5162
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taş. Tur. Taah. Gıda Day. Tük. Mad. Pet.
Oto. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı şirket adına, bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Şubat, Mart, Haziran ve Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükellefe ait faturaları kullandığı tespit edilen davacının, söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirmesinin hukuken mümkün olmadığı, takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımının durduğu ve zamanaşımı süresi içerisinde işlemlerin tesis edildiği, bu nedenle dava konusu vergi ve cezaların hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: Davacının, ihtilaflı dönemde bir kısım emtia alışlarını, içeriği itibarıyla yanıltıcı mahiyette olan faturalarla belgelendirdiği ileri sürülerek, bu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Vergi Mahkemesince, davacının indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin içerisinde yer aldığı fatura ve benzeri vesikaların gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesiyle bu faturalarda yer alan ve indirime konu edilen vergilerin indirimlerinin reddedilmesinin ancak bir vergi incelemesi sonucu düzenlenecek bir vergi inceleme raporuna bağlı olarak mümkün olduğu hususu tespit edilmiş ve katma değer vergilerinin reddedilmesi konusunda bir yetkisi bulunmayan takdir komisyonu kararına göre yapılan tarhiyatın hukuka uygun düşmeyeceği değerlendirilmesine yer verdikten sonra; zamanaşımının dolmasına az bir süre kala sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla yapılan takdire sevk işleminin zamanaşımını durdurmayacağı gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir.
Mahkemenin zamanaşımı nedeniyle tarhiyatın hukuka uygun düşmediği yolundaki gerekçesine katılmadığımdan, yukarıda yer verilen diğer gerekçe ile yapılan tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile kararın gerekçesine katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde re’sen tarhiyatın, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; Kanunun 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, “yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak” takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise “72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir.” kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29. maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş; aynı Kanunun 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, takdir komisyonu, bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkili olup, bu yönde bir düzenleme olmadığı halde katma değer vergisi açısından matrahı belirleme yetkisi olmadığının kabulü verginin kanuniliği ilkesine aykırıdır. Vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen “istisna”, “muafiyet”, “kanunen kabul edilmeyen gider”, “oran”, “indirim mekanizması” gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecektir.
Yine, 213 sayılı Kanunun 30. maddesi karşısında, bir mükellefin vergi incelemesine başlamadan önce veya vergi incelemesi devam ederken takdire sevk edilmesine ve düzenlenen vergi tekniği raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Zamanaşımı süresi içinde takdire sevk edilmekle işlemekte olan zamanaşımı süresinin duracağı 213 sayılı Yasanın 114. maddesi gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 03/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan inceleme sonucunda 15/12/2016 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulması üzerine, 2010/Şubat, Mart, Haziran ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin, 25/12/2016 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2010 yılına ilişkin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce 03/12/2015 tarihinde yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanun’un 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereği, Takdir komisyonlarının, matrah takdirine yetkili oldukları da açık olduğundan, işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle tarhiyata karşı açılan davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.