Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9838 E. 2014/14981 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9838
KARAR NO : 2014/14981
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/1195-2013/777

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 14.01.2014 tarihli 2013/1195-2013/777 sayılı kararların Yargıtayca incelenmesi kayyım tayini istenilen şirket hissedarı ve diğer temsilci M.S.Ç.vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi’nde davacı K. B.ile davalı H.-Tur Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında davalı şirkete temsil kayyımı atanması için İstanbul Merkez Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne bildirimde bulunulmasına karar verilmesi üzerine, talimat yazısı ihbar niteliğinde kabul edilmiş ve esas defterine kaydedilmiştir.
Mahkemece, H.-Tur Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı ve temsilcisi olan davacı Kazım Başıbüyük’ün açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasında, aynı zamanda ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazın hissedarı olan davacı ile temsilcisi bulunduğu davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğu, davada taraf teşkilinin sağlanması ve şirketin haklarının korunması gerekçesi ile davanın kabulüne, Han-Tur Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne MK’nın 427/4 maddesi gereğince temsil kayyımı olarak N.. Y..’nın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, kayyım tayini istenilen şirket hissedarı ve diğer temsilci M.S. Ç. itiraz ve temyiz etmiş, mahkemece itirazın ve temyiz talebinin reddine karar verilmiş, işbu temyizi red kararı da temyiz edilmiştir.
1-Dava, limited şirkete temsil kayyımı atanması talebine ilişkindir. Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ihbarı üzerine, yerel mahkemece N.. Y.. kayyım olarak atanmış, bu karara M. S. Ç. tarafından 02.12.2013 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ve yine aynı dilekçe ile karar temyiz edilmiştir. Mahkemece 14.01.2014 tarihli karar ile, muterizin itirazlarının kayyımın kişiliğine yönelik somut bir itiraz niteliğinde olmadığı, yasal ve yeterli bir sebep sunulmadığı, kararın temyize değil itiraza tabi olduğu, temyiz edenin temyize başvurma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine, itirazın incelenmesi için dosyanın TMK’nın 422/3. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da itiraz kesin olarak reddedilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 14.01.2014 tarihli karar muteriz ve temyiz eden vekiline 29.01.2014 tarihinde elden tebliğ edilmiş; yasal süre içerisinde kayyım tayin edilen şirketin diğer temsilcisi ve ortağı vekilince temyiz isteminin reddi kararı temyiz edilmiştir.
Çekişmesiz yargı bakımından, HMK m. 382/1’de belirtilen ölçütler dışında, ayrıca 382. maddenin 2. fıkrasında, uygulamada çok sık karşılaşılan çekişmesiz yargı işleri örnekleyici olarak sayılmıştır, yani bu sayım dışında da genel kriterlere uyan işler çekişmesiz yargı işi kabul edilerek, bu konudaki hükümler uygulanabilecektir. Çekişmesiz yargı kararlarına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir; kural olarak temyiz yolu kapalıdır (m. 387). Ancak, 6100 sayılı HMK’nın Bölge Adliye Mahkemeleri’nin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un gcçici 2’nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun’un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağına ilişkin Geçici 3’ncü maddesi gereğince, çekişmesiz yargı işleri bakımından istinaf hükümleri uygulanıncaya kadar temyiz kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıktır.
Bu açıklamalar ışığında, kayyım atanmasına ilişkin işbu davanın çekişmesiz yargı işlerinden olduğu ve kanun yolu olarak temyiz kanun yolunun açık olduğu ve kendisine temsil kayyumu tayinine karar verilen şirketin bir diğer yöneticisi olan şahsın kararı temyiz edebileceği hususu gözetilmeksizin, M. S. Ç. vekilinin 02.12.2013 tarihli temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, 14.01.2014 tarihli temyizin reddi kararının kaldırılarak, 02.12.2013 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Temyiz eden vekilinin 02.12.2013 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında davacının aynı zamanda davalı şirketin temsilcisi olması nedeniyle davalı şirket ile menfaat çatışması bulunduğundan bahisle H.-Tur Limited Şirketi’ne kayyım atanmasına ilişkin mahkemenin ara kararı ve ihbarı üzerine, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce kayyım atanmasına karar verilmiş ise de, limited şirkete kayyım tayinine ilişkin davalar TTK’nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olup, Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi gerekirken, vesayet makamı olarak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde kayyım tayinine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen temyizin reddine ilişkin 14.01.2014 tarihli kararın kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle şirkete temsil kayyımı tayinine ilişkin 07.11.2013 tarihli 2013/1195 Esas – 2013/777 Karar sayılı kararın görev yönünden BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.