YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12410
KARAR NO : 2014/14988
KARAR TARİHİ : 01.10.2014
MAHKEMESİ : ISPARTA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2012/150-2013/343
Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2012/150-2013/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankadan kredi kullandığını, kredinin yapılandırılması sırasında davalının müvekkilinden dosya ücreti ve hizmet bedeli adı altında 13.650,00 TL para kestiğini, bu kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek 13.650,00 TL’nin kesim tarihi olan 15/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili bankanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sebebi ve dayanağı açıklanmadan dosya ücreti ve hizmet bedeli almasının genel işlem şartları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı bankanın yapmış olduğu ayrıntılı olarak belgelendirilmeyen kesintilerin zorunlu olmayan giderlerden olup, yapılan kesintinin yerinde olmadığını, dolayısıyla davalı bankanın kredi kullanan davacıdan kredi kullanımı sırasında aldığı masrafların zorunlu olarak alındığını belge ile kanıtlayamadığı, davacıdan kesilen 5.865,00 TL’nin yargılama devam ederken 14/05/2012 tarihinde hesabına yatırıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.785,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 5.865,00 TL alacağa ilişkin davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından bu alacak miktarı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava, davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen kredi tahsis komisyonu, yeniden yapılandırma ücreti ve dosya masraflarının iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile davacıdan alınan bedelin iadesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu yönde bir bedel tahsil edileceğine dair taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükmün TBK’nın 20-25. madde hükümleri gereğince genel işlem şartlarına aykırı bulunduğu ve yok sayılması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece bu rapora göre hüküm tesis edilmiş ise de, dava konusu genel kredi sözleşmesi 14/03/2012 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir. Yine, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, mahkemece bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda yeniden yapılandırma bedeli tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı konularından bankacılık bilirkişi heyetinden işlemde uzman rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar tesisi gerekirken bu yöne ilişkin davalı itirazları doğrultusunda ek rapor veya yeni bir rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.