YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16788
KARAR NO : 2014/1793
KARAR TARİHİ : 03.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2012
NUMARASI : 2011/216-2012/177
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 tarih ve 2011/216-2012/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İzzet Başara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili SEIKO tarafından 1924 yılından bu yana “SEIKO” markası altında üretilen saatlerin piyasada satışa sunulduğunu, müvekkilinin “SEIKO” markasının halihazırda Türkiye’de dahil 100’ü aşkın ülkede yapılan çok sayıda marka tescili ile korunduğunu, davalıların, müvekkilinin tescilli “SEIKO” markasını ve müvekkillerinden S.. C..’un telif haklarına sahip olduğu fotoğrafları, işyerlerinin camında, stantlarında, displaylerinde, tabelalarında, garanti belgelerinde, kutularında, billboardlarda ve bunun gibi yerlerde izinsiz olarak marka tecavüzü ve haksız rekabete yol açacak şekilde yoğun olarak ve ayrıca müvekkillerinin yetkili servisi izlenimini yaratacak şekilde kullandıklarını ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin tamamen yasal yollardan ithalatı gerçekleştirilen SEIKO marka saatleri fatura karşılığında satın alarak satışa sunduklarını, müvekkilleri tarafından SEIKO ibaresinin kullanımının, işyerinde SEIKO markalı saatlerin bulunduğunu göstermek amacıyla, yani iyiniyetli ve tali bir kullanım olduğunu, müvekkillerinin yetkili satıcı izlenimi verdiği iddialarının doğru olmadığını, davacının bu davayı açma sebebinin sadece Türkiye distribütörü olan A Saat İth. ve Tic. A.Ş dışında firmaların piyasaya sunduğu saatlerin satılmasını engellemek ve tekel oluşturmak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın markasındaki SEIKO ibaresin oluşturduğu logonun telif hakkı gerektiren ve FSEK anlamında grafik eser niteliği taşıyan surette olduğunu iddia ederek bu kapsamda taleplerde bulunmuş ise de, marka ibaresinde yazılı ve davacı yanın logo olarak kullandığı SEIKO ibaresinin özel çalışma sonucu oluşturulmadığı, bilgisayar ve daktilo yazımı sırasında klavyedeki ilgili harflere basıldığında, aynı ibarenin çıktığı, bu ibareyi bulanın hususiyetini yansıtmaması ve ayrıca estetik bir değere sahip olmaması sebebiyle de, SEIKO ibareli logonun eser niteliğinde olmayacağı ve dolayısıyla da 5846 sayılı Yasa kapsamında eser ya da haksız rekabet olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı, ancak ihtiyati tedbir kararı uygulanmadan önce ve dolayısıyla dava açılmadan önce, dosyaya sunulan görsellerde ve renkli fotoğraflarda görüldüğü üzere, davalı yanın, Fethiye ilçesindeki bilboardlarda her ne kadar Tarçın Saat ibaresini belirtmiş ise de, sadece bir saat resmi ve bunun altına SEIKO markasını yazmak suretiyle davacı yanın markasını satmaya tek yetkiliymiş gibi yani distribütörü ya da lisansörü imajını verir şekilde afiş koyduğundan ve yine işyerinin vitrin camının yan kısmına aynı imajı oluşturur şekilde büyük harflerle ve ilk sıraya SEIKO ibaresini yazarak davacının yetkili satıcısı olduğuna dair bir sözleşme düzenlenmeksizin marka tüketicilerini yanılttıklarından, bu durumun 556 Sayılı KHK’nın 61 ve 9. maddelerine aykırılık teşkil ettiği gibi, TTK’nun 57/5. maddesinde ifadesini bulan haksız rekabet fiilini de gerçekleştirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı yanın SEIKO ibareli markasına davalı yanın bu markanın yetkili satıcısı imajı vermek suretiyle kullanımı sebebiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref’ine, davalının SEIKO markasını tabela ve vitrininde, ticari evraklarında, her türlü basılı evrakta (SEIKO markasını taşıyan saatlerin satışına ilişkin tüketiciyi bilgilendirme haricinde) reklam ve tanıtım araçlarında kullanmasının engellenmesine, bu tür kullanım mevcut ise silinebilir olanların silinmesine, veya silinemez ise kaldırılmasına, markaya tecavüzlü materyal mevcut ise toplatılarak imhasına, telif hakkına konu fotoğraf ve logonun davalılarca kullanılmasının yasaklanmasına yönelik talebin ise reddine, karar kesinleştiğinde özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılar tarafından satışa arz edilen saatlerin orijinal ürünler olmasına, öte yandan davalıların söz konusu ürünleri “bilboard” üzerindeki tanıtımlarında davacı markasını kullanım biçiminin ise aynı KHK’nın 12. maddesi kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilemeyecek olmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava dilekçesinde davalı tarafça iş yerlerindeki vitrinlerde (displaylarda) yer alan davacıya ait markayı taşıyan ürünlerin tanıtımı yapılırken davacı markasının yetkili bayi izlenimi verecek şekilde kullanıldığı, yine bu kullanım dahilinde bulunan fotoğrafın mali haklarının da davacılardan S.. C..’a ait olduğu halde izinsiz olarak davalılar tarafından söz konusu sunumlarda yer aldığı, bu yolla marka ve telif haklarına da tecavüz edildiği ileri sürülmüştür.
Davacılar tarafından, anılan displaylarda “SEIKO” ibaresinin bizatihi kendisinin eser olduğuna ilişkin bir iddia ileri sürülmediği halde, mahkemece söz konusu ibarenin telif hakkı korumasına konu edilemeyeceğinden bahisle red kararı verilmesi isabetli olmadığı gibi, bu displaylarda yer alan fotoğrafın da 5846 Sayılı FSEK hükümlerine göre eser olup olmadığı, bu kullanımın anılan kanun hükümlerine göre telif hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağı hususlarında değerlendirme yapılmadan ve karar yerinde gerekçesi dahi gösterilmeksizin anılan fotoğrafa yönelik talebin reddine karar verilmesi isabetli değildir. Ayrıca,dava konusu edilen displaylar üzerindeki “SEIKO” ibaresinin kullanım biçiminin de 556 Sayılı KHK’nın 12. maddesine uygun bir kullanım oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmaksızın bu hususa yönelik talebin de reddi doğru görülmediğinden, hükmün açıklanan bu yönler itibariyle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.