YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15525
KARAR NO : 2014/3937
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ : SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/04/2013
NUMARASI : 2011/506-2013/284
Taraflar arasında görülen davada Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2013 tarih ve 2011/506-2013/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Kamil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 4 kere davalıya ait mermerleri taşımasına rağmen bu nakliye bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan faturalara karşılık müvekkili tarafından kısmi ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının yaptığı kısmi ödemeleri taşımaları yapan şoförün imzasını taşıyan tediye makbuzları ile ispat ettiği, bu halde tediye makbuzlarının düşümünden sonra bakiye borcun 2.413 olduğu gerekçesiyle 2.413,97 TL asıl alacak dışında açılan davanın reddine, 2.413,97 TL’lik borcun dava aşamasında davacı alacaklıya haricen ödendiğinden ödenen kısım ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 2.413,97 TL asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı iddiası ile davalı savunmasından, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve davaya konu taşımaların yapıldığı sabit olmakla birlikte, davalı ayrıca bu taşıma bedellerine ilişkin kısmi ödemede bulunduğunu da savunmuştur. Bu halde ispat yükü kendisine geçen davalı kısmi ödeme savunmasını kanıtlamakla mükelleftir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı kısmi ödeme yaptığına ilişkin iki belge sunmuştur. Bu belgelerden ilki 31/07/2010 tarihli ve 1.200 TL bedelli, parayı alanın belirli olmadığı para makbuzu isimli belge, diğeri ise 12/08/2010 tarihli ve 2.000 TL bedelli dava dışı bir kişiye verilen tediye makbuzu isimli belgedir. Davalı yargılama sırasında sunduğu bu belgeler ile makbuzlarda yazılı bedelleri ödediğini savunmuştur. Ancak makbuzlardan ödemelerin dava konusu taşımalara ilişkin yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı gibi, parayı alan dava dışı kişilerin bu bedelleri davacıya verip vermedikleri de anlaşılamamaktadır. Nitekim davacı da bu bedelleri almadığını ve makbuzlardaki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuştur. Bu durumda, mahkemece, ispat yükü kendisinde bulunan davalı tarafından sunulan bu belgelerin iddia ve savunmalar çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacının imzasını havi olmayan ve davacı tarafından kabul edilmeyen belgelere dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 16,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.