YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10125
KARAR NO : 2014/1920
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2012
NUMARASI : 2010/266-2012/53
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2014 tarih ve 2010/266-2012/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı- karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/02/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. M. A. A. ile davalı-karşı davacılardan A.. A.., A. Turz. İnş. ve Tic. A.Ş, C.. A.., M.. A.. ve A.. A.. vekili Av. F.. S.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı muris Muzaffer’in eşi olduğunu, davalı şirketin 15.09.2000 gün ve 46 sayılı yönetim kurulu kararı ile murisin bir kısım hisselerinin diğer ortaklara devrinin kararlaştırıldığını, bir süre sonra murisin vefat ettiğini, anılan yönetim kurulu kararı altındaki murisin imzasının sahte olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, buna göre müvekkiline veraset ilamı gereği %5,03 oranında pay daha verilmesi gerektiğini ileri sürerek, payın tesbiti ile pay defterine tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Z.. A.. ve Ş.. A.. davaya cevap vermemiş, diğer davalılar vekili, asıl davanın reddini talep etmiş, karşı dava olarak, murisin vefatı tarihinde şirket hissedarlarının eşit olarak paydaş olduklarının tesbiti ile 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumunun geçerli olduğunun tesbiti ile muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptali için açmış olduğu davadan feragat ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrini kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, davalı şirketin 46 nolu yönetim kurulu kararının iptali, karşı dava ise, şirketin 47 nolu kararına göre belirlenen pay durumunun geçerli olduğu ve ortaklar arasında bu nedenle çıkan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı ve davalı gerçek kişilerin murisi olan Muzaffer Arslan davalı şirketin hakim ortağı iken 18.12.2000 tarihinde vefat etmiş olup, vefatından önce 15.09.2000 tarihinde yapılan 46 sayılı yönetim kurulu toplantısında murisin bir kısım hisselerinin diğer ortaklara devrine ilişkin karar alınmış, bu karardan sonra davacının da katıldığı 21.10.2001 tarihli 47 sayılı yönetim kurulu toplantısında davacının muristen dolayı hissenin %16 oranında 8800 adet hisse olduğu belirtilmiştir.
Davacı ile birlikte murisin üç çocuğu tarafından 46 sayılı yönetim kurulu kararı altında bulunan muris adına atılmış imzanın murise ait olmadığı iddiası ile 24.03.2005 tarihinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptali için dava açılmış, yargılama sırasında davacı ile birlikte iki kişi davadan feragat etmiş, davacı Emel ise davaya devam etmiştir. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonucunda 46 sayılı yönetim kurulu toplantı tutanağında muris adına atılan imzanın sahte olduğunun tesbiti ile alınan kararların iptaline karar verilmiş, bu karar Dairemizce 02.12.2009 tarihinde onanmış, 20.05.2010 tarihinde karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
Temyize konu işbu davada ise, davacı-karşı davalı tarafından davalı şirketin 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmekle murisin bir kısım hisselerinin de kendisine verilmesi gerektiği ileri sürülmüş, mahkemece, davacı tarafından 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptali için açılan davadan feragat edildiği, sonraki aşamalarda 47 nolu yönetim kurulu kararı ile belirlenen hisse oranlarının benimsenerek işlemler yapıldığı, 07.04.2005 tarihli, 28.03.2008 tarihli ve 26.03.2010 tarihli yönetim kurulu kararlarının 47 sayılı yönetim kurulu kararında belirlenen hisselere göre alındığı, davacının 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptalinden vazgeçmekle hakkın özünden vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf 46 sayılı yönetim kurulu kararının sahih bir karar ve murisin %52 oranında hisse sahibi olduğu varsayımı ile 47 sayılı yönetim kurulu kararını imzaladığını ve devamı işlemleri yaptığını iddia etmiş olup dosya kapsamından da 47 sayılı yönetim kurulu kararının ve sonradan yapılan işlemlerin 46 sayılı yönetim kurulu kararının sahteliğinin kesinleşmesinden önce alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçesine bu yönden itibar edilemeyeceği gibi, davacının açtığı davasından feragat etmesi de sahte imza ile alındığı kesinleşen 46 sayılı yönetim kurulu kararında belirlenen hisse miktarını kabul ettiği şeklinde yorumlanamaz.
Bu itibarla, mahkemece asıl ve karşı davanın yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 04/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.