Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/1374 E. , 2021/3938 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1374
Karar No : 2021/3938
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davalı idarede başmüfettiş olarak görev yapan davacı tarafından, davalı idarenin hakkında akıl sağlığının yerinde olmadığı, psikolojik rahatsızlığının bulunduğu gerekçesiyle tarafına vasi atanması ve kısıtlanması istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesinden talepte bulunması nedeniyle, aile itibarının sarsıldığı, iş ve sosyal çevresinde şeref ve haysiyetinin zedelendiğinden bahisle 150.000,00-TL manevi tazminatın işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idarenin akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğü personeli hakkında vasi talebinde bulunabilme hakkı bulunsa da; davacının yapmış olduğu başmüfettişlik makamının görev ve yetkileri ile söz konusu makamın sahip olduğu itibar ele alındığında; davalı idarece, davacının vermiş olduğu şikayet dilekçelerindeki iddialara ilişkin olarak detaylı bir araştırma yapılması ve söz konusu iddiaların dayanaksız ve akıl dışı olduğunun tespit edilmesi halinde davacı hakkında vasi talebinde bulunulması gerekirken, gerekli özen gösterilmeksizin herhangi bir ön inceleme, araştırma veya soruşturma yapılmadan davacının salt 120 adet dilekçe vermesi sebebiyle psikolojik rahatsızlığının olup olmadığının tespiti istemiyle vasi talebinde bulunulduğu görülerek psikolojik rahatsızlığı olup olmadığının tespiti istemiyle vasi talebinde bulunulmasının kurumun başmüfettişlik görevini yürüten davacının teftişini gerçekleştirdiği kişiler ve çalışma arkadaşları üzerindeki itibarını sarsacağı açık olduğundan davacının, söz konusu vasi talebi nedeniyle manevi zarara uğradığının kabulü gerektiği, bu durumda; dava konusu olayın süreci ve davacının olay nedeniyle duymuş olduğu acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi; fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacı istinaf isteminin reddine, davalı idare istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat yönünden yeniden incelenen davada, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 16/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; usule ilişkin olarak, manevi tazminat talebinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde talepleri olmasına rağmen ilk derece Mahkemesince yasal faize hükmedilmediği, istinaf yoluna başvurulması sebeplerinden birisinin de bu olduğu, İstinaf Mahkemesince yasal faiz uygulanması gerektiği dikkate alınarak hükmedilen manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği; oysa ilk derece Mahkeme kararının sırf bu nedenle bozulması gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, kendisine vasi atanmasını gerektirecek akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve psikolojik rahatsızlığı olduğuna dair haklı, hukuki veya somut hiçbir bilge ve belge bulunmadığı, bu sebeple anılan istemin Mahkemece reddedildiği, davalı idareye yazılan dilekçelerde dile getirdiği hukuksuzlukların üzerini örtebilmek ve bu dilekçelerin gereğini yerine getirmemek için vesayet altına alınması yoluna gidildiği, anılan işlemin kendisi ve ailesi için psikolojik travmalara, üzüntü ve kedere yol açtığı, mağduriyetlerine sebep olduğu, bu etkilerin halen devam ettiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, kendisi ve ailesi üzerinde yarattığı sonuçları gidermekten çok uzak olduğu, anılan miktarın maddi kayıplarını dahi karşılamadığı ileri sürülerek temyize konu istinaf Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmekte.
Davalı idare tarafından; davacının, Bakanlık birimleri ve ilgili makamlara 11/12/2017 tarihi itibarıyla 120 adet dilekçe verdiği, idarenin her dilekçe üzerine soruşturma açması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, şikayet ve dilekçe hakkının kötüye kullanıldığı, şahsın elinde olmayan sağlık sorunları nedeniyle kendisine hakim olmakta zorlandığı veya kendisini başvurmaktan alıkoyamadığı yönünde kanaat oluştuğu, Bakanlıkça, davacıya vasi atanması yolunda talepte bulunulmasında herhangi bir kasıt olmadığı, bu sebeple manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülerek temyize konu istinaf Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmekte.
TARAFLARIN CEVABI :
Davalı tarafından; Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Davacı tarafından; Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge idare Mahkemesi kararının; 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davalı idarede başmüfettiş olarak görev yapan davacının 19/11/2012 ile 11/12/2017 tarihleri arasında Bakanlığın çeşitli makamlarına hitaben 120 adet şikayet dilekçesi vermiştir.
Davalı idare tarafından söz konusu başvurular nedeniyle davacının psikolojik olarak sorunlu bir kişiliğe sahip olduğu, ayrıca elinde olmayan sağlık nedenleri ile kendisine hakim olmakta zorlanan ve kendisini başvuru yapmaktan alıkoyamayan bir kişiliğe sahip olduğundan bahisle 05/04/2018 tarihli Bakanlık onayı ile davacıya vasi atanması talebinde bulunmuştur.
Vasi talebini inceleyen …. Sulh Hukuk Mahkemesi …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla davacının akıl sağlığı yerinde olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir.
Bunun üzerine davacının söz konusu vasi atanmasına yönelik talep nedeniyle iş ve sosyal hayatındaki itibarının sarsıldığı, aile hayatında küçük düşürüldüğü bu suretle manevi zarara uğradığından bahisle 150.000,00 -TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunulması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın “5.000,00-TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 16/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine” yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz isteminin incelenmesi :
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta her ne kadar davalı idarenin akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğü personeli hakkında yasal olarak vasi talebinde bulunabilme hakkı bulunsa da; davacının yapmış olduğu başmüfettişlik makamının görev ve yetkileri ile söz konusu makamın sahip olduğu itibar ele alındığında; davalı idarece, davacının yapmış olduğu şikayet dilekçelerindeki iddialara ilişkin olarak detaylı bir araştırma yapılması ve söz konusu iddiaların dayanaksız ve akıl dışı olduğunun tespit edilmesi halinde davacı hakkında vasi talebinde bulunulması gerekirken gerekli özen gösterilmeksizin herhangi bir ön inceleme, araştırma veya soruşturma yapılmadan davacının salt 120 adet şikayet dilekçesi vermesi sebebiyle psikolojik rahatsızlığının olup olmadığının tespiti istemiyle vasi talebinde bulunulmasının kurumun başmüfettişlik görevini yürüten davacının teftişini gerçekleştirdiği kişiler ve çalışma arkadaşları üzerindeki itibarını sarsacağı açıktır. Davalı idarenin vasi talebinden etkilenen davacının bu olaydan dolayı elem ve acı duyması nedeniyle oluşan manevi zararın, tazmini gerekmekle birlikte, Bölge İdare Mahkemesince davacı için belirlenen 5.000,00-TL manevi tazminatın yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 5.000,00-TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 16/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı dışındaki hüküm fıkralarında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, davacı için hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının yukarıda izah edilen nedenlerle yetersiz olması nedeniyle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde (Onanan 5,000,00-TL lik kısım da göz önünden bulundurularak) yeniden takdiren belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, “davanın kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 16/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine” ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, “fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine (5.000,00-TL dışındaki miktarın tamamı yönünden) ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 03/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.