YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8954
KARAR NO : 2014/1993
KARAR TARİHİ : 06.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2012
NUMARASI : 2011/455-2012/146
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2011/455-2012/146 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.B. Y. ile davalı vekili Av. Y. S. G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup, 06.11.2007 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan S. N. Us’a ait S. S. N. Us Temsilcilik Ltd. Şti.’nin davalı şirketin sermayesinin %15’ine tekabül eden 150 adet hissesini aralarında imzaladıkları hisse devir sözleşmesi uyarınca 41.258,80 Euro bedelle devraldığını, bu bedeli de anılan şirketin banka hesabına yatırdığını, ancak söz konusu hisse devrinin davalı şirketin pay defterine tescil edilmediğinin öğrenilmesi üzerine yapılan sözlü ihtara rağmen davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve devri yapan Semih Nazım Us’un pay defterine tescili yerine getirmediğini ileri sürerek, müvekkili tarafından devralınan davalı şirket sermayesinin %15’ine tekabül eden 150 adet hissenin devrin gerçekleştiği 06.11.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı şirket pay defterine hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hisse devir sözleşmesinin gerçek olmadığını ve bu belge altındaki imzanın Selim Nazım Us’a ait bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, hisse devrine ilişkin olarak ibraz edilen bilgisayar çıktısında davacının imzasının bulunmadığı, hisse devreden adına atılan imzanın ise kabul edilmediği, aslı ibraz edilmediğinden imza incelemesi yapılamadığı, hisse devrine ilişkin bilgisayar çıktısında hisse bedelinin 150.000,00 TL olarak gösterilmesine rağmen davacının gönderdiği havalede 41.258,80 Euro’nun yazılı olduğu, ayrıca havaleye ilişkin dekontun tercümesinde bu paranın hisse devri için gönderildiği yazılı ise de davalıya ödeme sırasında banka tarafından verilen dekontta böyle bir açıklamanın bulunmadığı, davalının bu bedelin hisse devri için gönderilmeyip yapılan bir takım masraflar için gönderildiğini ifade ettiği, bu durumda davacı 150 adet hisseyi devraldığını ve bedelini ödediğini hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde yazılı belge ile ispat edemediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı S. S. N. Us Temsilcilik Ltd. Şti.’nin davalı şirket sermayesinin %15’ine tekabül eden 150 adet hissesinin davacı tarafından devralınmış olduğu iddiasıyla devralınan hisselerin davalı şirket pay defterine hükmen tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının devraldığını iddia ettiği davaya konu hisseler, dava dışı S. S. N. Us Temsilcilik Ltd.Şti.’ne ait olup davacı, bu şirketin davalı şirketteki hisselerini devraldığını ileri sürerek, bu payların adına tescilini istemiş olmasına göre bu davada verilecek olan hüküm hisselerini devrettiği iddia edilen dava dışı şirketin hukuki durumunu ve haklarını etkileyecektir.Bu durumda, dava dışı S. S. N. Us Temsilcilik Ltd.Şti.’nin de davada taraf olarak yer alması gerekli olup işbu davanın anılan şirketin yokluğunda görülerek sonuçlandırılması mümkün değildir.Bu nedenle mahkemece, davacı tarafa hisselerini devraldığını iddia ettiği S. S. N. Us Temsilcilik Ltd.Şti.’ne karşı da dava açması için uygun bir süre verilmesi, dava açılması halinde açılan davanın eldeki bu dava ile birleştirilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra yargılamaya devam olunması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.