YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14603
KARAR NO : 2014/4031
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2012
NUMARASI : 2012/7-2012/184
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 tarih ve 2012/7-2012/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan “EVYAP ACTİVE, EVYAP ACTİVEX, DURU ACTİVEX, ACTİVEX” gibi çeşitli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak, ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte 2009/3168 kod numaralı, “ACTİVON” ibareli, 3, 5 ve 29.sınıf malları içeren kötüniyetli marka tescil başvurusunun ilânı üzerine kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık sebeplerine dayalı olarak yaptıkları itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığı ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2011/M-4342 sayılı kararla işaret ve markaların iltibas oluştaracak derecede benzer olmaması ve başvuruda kötüniyet bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek aynı/benzer ürünler bakımından hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın anılan ürünler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı tarafından markalarda benzerliğe sebebiyet verdiği ifade olunan “ACTİVE, AKTİF ve AKTİV” kelimelerinin hareketli, faal, tesirli anlamlarına geldiğini, üzerinde kullanılacağı mallar için emsallerine bu ürünün daha iyi, daha tesirli ve daha fazla yarar sağladığını bildirdiğini, bu sebeple ayırt ediciliğinin oldukça düşük seviyede olduğunu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak iltibasa yol açabilecek derecede bütünsel bir benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu işaretin son hecesindeki “VON” ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, ayırt edici gücü düşük ibarelere bir kısım ekler yapılmak suretiyle iltibas tehlikesinin bertaraf edilebileceğini, başvurunun davacı markalarıyla iltibasa sebep olmayacağı, haksız yarar sağlamayacağı savunarak davanın reddini istemştir.
Davalı şirket, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markalarının hareketli, faal ve tesirli anlamlarına gelen AKTİF kelimesinden türetildiği, bu anlamı itibariyle tanıtım işareti olarak kullanılacağı mallar için ürünün daha iyi, daha tesirli, hareketli ve daha fazla yarar sağladığını bildirdiği, bu haliyle marka kapsamındaki ürün için tanımlayıcı nitelikte olduğu, bütün firmaların bu tür vasıf bildiren sözcüklere, bazı ekler ve onlardan bazı çıkarmalar yapmak suretiyle ürünlerini adlandırıp, bunu markalaştırdıkları, ancak tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı olması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davalının dava konusu başvurusu “ACTİVON”, davacının daha önceki tarihlerde adına kayıtlı markalarının asıl unsuru ise “ACTİVE” ve “ACTİVEX” kelimelerinden oluşmaktadır. Uyuşmazlığa konu işaretlerin kapsadığı 3. ve 5. sınıflardaki emtiaların ortalama alıcısı nezdinde söz konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında ortalama tüketicinin bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.