YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2590
KARAR NO : 2014/4034
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2012
NUMARASI : 2009/312-2012/612
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2012 tarih ve 2009/312-2012/612 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. D.Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava ve birleşen davada, müvekkili ile davalı R.. Y.. arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalının kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak davalı adına tescilli otobüsün trafik kaydı üzerine müvekkili banka lehine rehin şerhi verildiğini, davalı R.. Y..’ın borcunu ödememesi üzerine hesap kat edilerek hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili banka şubesine ait sahte imza sirküleri ve sahte rehin kaldırma yazısı düzenlenerek araç üzerindeki rehin şerhinin kaldırıldığını, noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle aracın ilk önce davalı İ. Otomotiv firmasına, daha sonrada diğer davalı Y. Turizm firmasına satıldığını, bu şekilde müvekkilinin alacağının teminatsız kaldığını ileri sürerek, aracın 3. şahıslara yapılan satışlarının iptali ile aracın trafik kaydının eski hale iadesine, mülkiyetinin davalı R.. Y.. adına yeniden tesciline ve rehin şerhinin tesciline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı R.. Y.., hem kendisinin hem de davalı bankanın dolandırıldığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bir mal üzerinde rehin hakkı bulunması, o mal malikinin rehin konusu malın mülkiyetini devretme yetkisini ortadan kaldırmadığı, rehine konu aracın maliki davalı R.. Y..’ın vekil aracılığı ile yaptığı satışın hukuken geçerli olması gerektiği, rehin hakkının kurulmasında davacının bir çıkarı bulunmadığı, davacının yapılan satıştan dolayı varsa zararını davalı R.. Y..’dan isteyebileceği, satış yolsuz da olsa, davalı şirket ile birleşen dosyadaki davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının neticei talepleri arasında ödencenin yer almadığı, davacının istemlerinin karşılanmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı bankanın üzerinde rehin hakkı bulunan araç üzerindeki rehnin sahte belge tanzim etmek suretiyle kaldırılarak, satışı nedeniyle aracın trafik kaydının eski hale iadesi, mülkiyetinin kredi borçlusu davalı R.. Y.. adına tescili ve rehin şerhinin yeniden tesisi istemine ilişkindir. Mahkemece, araç üzerinde rehin hakkı bulunmasının aracın devrine engel teşkil etmeyeceği, bu nedenle aracın davalı R.. Y.. tarafından satışının engellenemeyeceği ve rehin hakkının tesisinde de davacı bankanın hukuki çıkarı bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davacı bankanın alacağını kredi borçlusundan tahsil etmemesi halinde araç üzerinde bulunan rehin, davacı alacağının güvencesi olduğundan aracın trafik tescil kaydı üzerine rehnin yeniden tesisini istemekte davacının hukuki yararı mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece bu istem yönünden hukuki yarar(çıkar) yokluğundan davanın reddi doğru olmayıp, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.