YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18094
KARAR NO : 2014/5891
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2012/293-2013/368
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2013 tarih ve 2012/293-2013/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait olan banka kartı ile Balıkesir Gömeç Ziraat Bankası Şubesi önünde bulunan ATM cihazından para çekmek istediğinde kartın ATM’ye sıkıştığını, bundan istifade eden H.. A.. ve 2 arkadaşının davacının sıkışan kartını alarak 6 parça halinde toplam 7.920,00 TL para çektiklerini, H.. A.. ve arkadaşları aleyhine Gömeç Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın devam ettiğini, davalı bankanın dolandırıcılığa karşı önlem almadığını, Gömeç Şubesi’nde kamera bulunmadığını, bu şubede diğer bankalarda olduğu gibi bankamatik kartının bir tertip ile geri çekilmesini engelleyen ek bir plastik sistem ve koruyucu düzen bulunmadığını, para çekilmesi için diğer bankalarda olduğu gibi 1.000,00 TL’lik günlük limit konulmadığını, emekli maaşının tümünün bir seferde çekilebildiğini, bir güven kurumu olan bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle kusurlu olduğunu iddia ederek davalı bankadan 7.920,00 TL’nin 03/10/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerde kartın hatalı kart şifresi veya başka bir sebeple alıkonulduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını, işlemlerin doğru şifre girerek gerçekleştirildiğini, müvekkili banka ATM’lerinden para çekilebilmesi için Bankkart ile şifreye ihtiyaç olduğunu, şifre saklama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, müşterinin hesabından para çekilmesinde bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini isetmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının para çekme işlemi sırasında kart şifre bilgilerini gerektiği gibi korumayarak 3. kişilerin eline geçmesine sebebiyet vermekle %20 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen zararın %20’sine tekabül eden miktar 1.584,00 TL olmasına rağmen, aksine bir kanıt bulunmadığından davacının ağır kusurunda bahsedilemeyeceği, kasıtlı bir hareketinin söz konusu olmadığı, 5464 sayılı Yasa’nın 12. maddesine göre sadece 150,00 TL ile sorumlu olduğu, davalı bankanın gerekli diğer emniyet önlemlerini almadığı, alındığı ileri sürülen önlemlerin ise yetersiz kaldığı, bu hususun ceza mahkemesinin dosyası ile de sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 7.770,00 TL’nin 03/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı para çekme işlemi sırasında oluşan durum üzerine şifresini koruması gerekirken şifresini tanımadığı 3. kişilerle paylaşmasından ötürü müterafik kusurludur. Mahkemece, dava dosyasında bulunan iki bilirkişi raporunda tespit edilen ve davacıya yüklenen %20 kusur oranı üzerinden indirim yapılması gerekirken, olayda uygulanması mümkün olmayan yasa hükmünden hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olamamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.