Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10699 E. 2014/2017 K. 06.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10699
KARAR NO : 2014/2017
KARAR TARİHİ : 06.02.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2012
NUMARASI : 2010/1072-2012/333

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2010/1072-2012/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin babası A. Ç.’in daha önce Bypass ameliyatı geçirdiğini, tansiyona bağlı olarak oluşan kısmi felç nedeniyle tekerlekli sandalye ile gezebildiğini, önceki tedavilerinin Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde yapıldığını, daha iyi tedavi yapılabileceği düşüncesiyle kendisini İstanbul’a götürmeye karar verdiklerini, bu amaçla davalı şirketin 19/01/2010 tarih OHY 037 sefer sayılı uçağı için 3 bilet alındığını, 21:30’da yapılması gereken uçuş için en az bir buçuk saat öncesinden havaalanına gidildiğini, saatin 23:00 olmasına rağmen uçağın gelmemesi üzerine önce olumsuz hava şartlarından, sonradan da arızadan söz edildiğini, tekerlekli sandalyede rahat edemeyen babanın havaalanının hasta odasındaki yatağa yatırıldığını, aynı saatlerde uçuşları olan S. Express ve THY uçaklarının yaklaşık 2 saatlik gecikmeyle uçtuklarını, saatin 24:00 olmasına rağmen gelmeyen uçağı beklemenin hem kendileri hem de hasta olan babaları için bir işkenceye dönüştüğünü, seferi iptal etmeyen veya yerine başka bir uçak tahsis etmeyen davalı şirketin çalışanlarının yolculara havaalanında beklemelerini söylediğini, hasta olan babanın saat 03:00’da fenalaştığını, havaalanı doktorunun bu şartlarda seyahat edemeyeceğini bildirmesi üzerine ambulansla derhal Batman Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü, 21/01/2010 tarihinde saat 02:00’de bu hastanede vefat ettiğini, davacı H.. Ç..’in babasını daha iyi bir şekilde tedavi ettirebilmek, gurbet acısı ve baba hasretini giderebilmek , kendisi ile daha iyi ilgilenebilmek amacıyla İstanbul’a götürmek istediğini, davalının hukuka aykırı eylemi nedeniyle tedavi görme gibi kutsal bir haktan yoksun kaldığını, diğer davacı Remziye’nin ise babasının Batman’da kaldığı süre boyuncu ilgilendiğini, babasının havaalanındaki durumunun en çok onu üzdüğünü, davalı şirketin ilgisiz ve sorumsuz davranışları nedeniyle havaalanında yedi saat hasta halinde uçak bekleyen babalarının bu durumu üzerlerinde ruhsal çöküntü, elem ve ızdıraba neden olduğunu, davacı H.. Ç..’in olay tarihinde ve halen İstanbul’da özel güvenlik şirketinde çalıştığını, defin ve başsağlığı ziyaretleri nedeniyle 15 gün Batman’da kaldığını, işine gidemediğini, Batman’a babasını götüren ambulansın parasını da ödediğini ileri sürerek her bir davacı için 7.500’er TL den toplam 15.000 TL manevi tazminat ile müvekkili H.. Ç.. için ayrıca 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı havayolu şirketinin gecikmenin oluşmasında veya gecikme süresinin uzamasında kusuru bulunmadığı, gecikmenin davalıya veya çalıştırdığı elemanlarına yüklenemeyen dış etkenler ve beklenilmedik olaylar sonucu meydana geldiği, davacıların maddi ve manevi tazminat talep edebilmeleri için yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların davalı şirketin 19/01/2010 tarih OHY 037 sefer sayılı uçağı için 3 bilet aldıkları, saat 21:30’da Diyarbakır’dan İstanbul’a hareket etmesi gereken uçağın belirlenen saatte hareket etmediği, ertesi gün saat 06.00’da hareket ettiği, ancak davacıların babalarının ağır hasta olması nedeniyle fenalaşması üzerine hastaneye 20/01/2010 saat 03.00’da sevk edildiği ve babalarının 21/01/2010 saat 02.00’de vefat ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık bu gecikme nedeniyle davacıların maddi ve manevi bir zarara uğrayıp uğramadıkları ve varsa bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygusal sarsıntılar ve/veya fiziksel acılardır.(Oğuzman, M. Kemal, Özer Seliçi, Şaibe Oktay Özdemir: Kişiler Hukuku (Gerçek ve Tüzel Kişiler), 8.bası, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2005, sayfa:167) Davacılar tarifeli bilet satın aldıklarından, davalı vekilinin savunmasında belirttiği gecikme nedenleri davalı hava yolu şirketini sorumluluktan kurtarmaz. Bu bekleme nedeniyle manevi zarara uğrayan davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi; davacılara bu bekleme nedeniyle maddi zararlarının olup olmadığı konusunda delillerinin sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 06/02/2014. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.