YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17980
KARAR NO : 2014/4058
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2010/951-2013/204
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2010/951-2013/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı şirketten finansal kiralama yoluyla kiralanan yükleyicinin arızalandığını, söz konusu yükleyicinin davalı şirket tarafından sigortalandığını ve makine kırılmalarının sigorta örtüsü altına alındığını, ancak başvuruya rağmen arızanın poliçe teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 24.367,00 TL hasar bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi nezdinde makine kırılması sigortasıyla sigortalı olan davacı şirket tarafından finansal kiralama yoluyla kiralanan 2006 model Daewoo Doosan marka lastik tekerlekli yükleyicinin 23/02/2010 tarihinde çalıştığı sırada hasarlandığı, söz konusu iş makinesinde meydana gelen hasarın makine kırılması sigortası genel şartları uyarınca teminat kapsamında olduğu, davacının davalıdan 22.906,24 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 22.906,24 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekili, 04.04.2013 tarihli celseye katılmamış, mahkemece aynı celsede talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu davacı vekiline elden tebliğ edilmiş, davalı vekiline ise herhangi bir tebligat yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 280. maddesi: “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.”, 281. maddesi ise: “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik
gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” hükmündedir. Söz konusu hükümlere göre, bilirkişi raporunun taraflara tebliği zorunludur. Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördüğü hususların tamamlattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilirler. Yukarıda ifade edildiği gibi, mahkemece bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmeksizin ve rapora karşı beyanları alınmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.