YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13703
KARAR NO : 2014/4248
KARAR TARİHİ : 06.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2012
NUMARASI : 2011/197-2012/65
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2012 tarih ve 2011/197-2012/65 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı O.. S.. ve davalı vekili Av. H.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi D.D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 15.10.2004 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi 22.04.2008 tarihinde müvekkili şirketin tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalı acentenin müvekkili şirkete 81.495,11 TL borcu bulunduğunu tespit ettiklerini ileri sürerek 81.495,11 TL’nin fesih tarihi olan 22.04.2008 tarihinden aylık %10 faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hakkında 97.890,13 TL asıl borç ile icra takibi yapıldığını ve ödemeler düzenli olarak Yapı Kredi Bankası Karacabey Şubesi’nden gönderildiğini, bunun yanında 81.495,11 TL’lik alacak davası açıldığını, mükerrer işlem yapıldığını, müvekkilin bir miktar borcu bulunduğunu ancak bunu müşteri temin edilerek hem para kazanılacağı hem de borçtan düşüleceğinin şifahi olarak bildirildiğini, borcun kaynağının açık olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/3. maddesi uyarınca işbu sözleşmenin yürürlüğü sırasında sonradan çıkabilecek hesap mutabakatsızlığı halinde şirket kayıtlarının esas alınacağının kararlaştırıldığı, davalı yanın beyanı dışına dosyaya sunduğu delil olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 66.495,11 TL’nin 22/04/2008 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama esnasında yapılan ödemelere ilişkin dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeye yeterli değildir. Zira, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz
dilekçesinde, davacı sigorta şirketinin aynı alacağı kapsayan icra takipleri yaptığı gibi davacıya çeşitli tarihlerde ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemelerin alacaktan indirilmesi gerektiği belirtilmiş, bilirkişi raporunda icra takiplerinden bahsedildiği halde takibin mükerrer olup olmadığı hususu ve yapılan ödeme miktarları açıkça değerlendirilmemiştir. Mahkemece de davalı vekilinin ciddi itirazları üzerinde durulmadan, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bilirkişi heyetinden itirazları karşılayacak ek rapor yada yeni bir uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davalının ciddi itirazları değerlendirilip Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.