YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17430
KARAR NO : 2014/6399
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/08/2013
NUMARASI : 2005/716-2013/602
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/08/2013 tarih ve 2005/716-2013/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin un üretimi için “O.” markasını ilk defa 14.12.1984 tarihinde tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkilinin “O.Ç.”, “O. Ç. A.”, “O. . G.”, “O. B.”, “O.T.G., “O. .”, “O. O. Y.”, “O. 1”, “O. O.İ.”, “O. 1” markalarının da tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkili markasının altına “Ş. 60” ilave ederek, “her türlü un, irmik, nişasta, pudingler, krem şantiler” de dahil başka mamülleri de kapsayacak şekilde markasını tescil ettirdiğini, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 7/b ve f fıkraları ile 8/b maddesine aykırı olduğunu, bu durumun haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin men’ini ve davalı adına tescilli “O.Ş. 60” markasının müvekkili adına tescilli markasına benzerlik nedeniyle kullanılmasının men’i ve sicil kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 1994 yılında Akova isimli şirketi kurduğunu, bu tarihten sonra “O.” markalı ürünleri piyasaya sürdüğünü, 2002 yılında da bu marka ile ilgili olarak ilk tescilini yaptırdığını, müvekkilinin “O.” markasını davacının markasından farklı ürünlerde 1994 yılından beri kullandığını, davacının 14 yıllık bir zaman sürecinde müvekkilinin bu markayı kullanmasına itirazda bulunmadığını, bu durumun MK’nın 2. maddesine aykırı olduğunu, davacı markalarının sadece un için kullanıldığını, müvekkilinin ise farklı emtialar için tescili olduğunu, davacının markaları ile müvekkilinin markalarının benzer olmadığını, marka siciline tescil edilmiş bir marka ile ilgili olarak haksız rekabet ve kullanım iddiasında bulunulamayacağını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkeme iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporunun aksine aynı tür emtia için 30. sınıfta yer alan “un, irmik, nişasta” emtiasıyla sınırlı olarak haksız rekabetin söz konusu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu ürünler için haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle, davalı müdahalesinin önlenmesine, davalı adına tescilli “O. Ş. 60” markasının bu ürünlerle sınırlı olmak kaydıyla TPE’deki sicilden terkinine, yine aynı nitelikteki davalı ürünlerinin toplatılmasına karar vermiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece “O.” ibaresinin 30. sınıfta yer alan her türlü un, irmik ve nişasta emtiası üzerinde davalı tarafça kullanımının haksız rekabet oluşturduğundan bahisle müdahalenin önlenmesine karar verilmiş ise de, davalı adına tescilli 2004/01702 nolu marka söz konusu emtialar için de tescillidir. O halde, davalı markasının hükümsüz kılınmadığı müddetçe anılan ürünler bakımından kullanımı yasal kullanım niteliğinde olduğundan davalı eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı gözetilmeksizin kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin (2) ve (3) nolu bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.