Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/341 E. 2014/2245 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/341
KARAR NO : 2014/2245
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2011/510-2012/641

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2011/510-2012/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Çayyolu Şubesi’nden W. U. aracılığı ile 22.03.2011 tarihinde İtalya’da bulunan Dilek Yaprak Tüzüner’e 2.500 Euro havale gönderdiğini, ancak bu paranın gönderilene ödenmediği gibi müvekkiline de geri iade edilmediğini, W. U. Şirketi’nin Türkiye’de merkez ve şubesi bulunmadığı için acentesi olan ve bu şirket adına Türkiye’de işlem yapan davalıya karşı bu davanın açıldığını, Western Union Şirketine başvurulması üzerine şirketin müvekkiline gönderdiği faksta paranın başkası tarafından çekilmiş olduğu ve gönderi numarasının başkasıyla paylaşılmış olması nedeniyle paranın geri iade edilmeyeceğinin belirtildiğini, bu cevabın ekine de paranın çekilmesi ile ilgili dekontun eklendiğini halbuki dekontta gönderilen kısmında D. Y. T.’in ismi yer almakta ise de imzanın gönderilene ait olmadığını paranın ise bir başkası tarafından çekildiğini ileri sürerek gönderilen paranın TL karşılığı olan 6.342,00 TL’nin havale tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın W. U.’a karşı açılması gerektiğini,11.11.2011 tarihli ödeme sorgulama formu incelendiğinde paranın İtalya, Torino’da 23.03.2011 tarihinde alındığı ve bu arada para çekmede önemli olan para transfer kontrol numarasının ve de işlem detaylarının alıcı dışında evi kiralanacak olan ev sahibine de bildirildiğinin görüleceğini, yine sorgulama formundan paranın tüm bu bilgilere haiz kişiye ödendiğinin açık olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sınırlı sorumlu olduğu bu nedenle taahhüt ücretinin 50 katı tutarında tazminat verilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının gönderilen paranın alıcısına teslim edildiğini kanıtlayamadığı,davalı ile Western Union arasındaki sözleşmeye göre davalının Western Union adına havale kabul etme yetkisi olması nedeniyle Western Union Şirketi’nin paranın gerçek alıcısından başkasına ödeme yapmasından ötürü oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu, ancak davalının talep edebileceği faizin avans faizi olup miktarının ise 560,35 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.342,00 TL’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının en yüksek banka mevduat faizi isteminin reddine karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu paranın yurtdışındaki alıcısına Western Union aracılığı ile gönderilmiş olduğunu, davalının ise bu şirketin acentesi olması nedeniyle davalıya husumet yöneltildiğini iddia etmiş, davalı ise cevap dilekçesinde paranın Western Union aracılığı ile gönderilmiş olduğundan davanın da W. U.’a karşı açılması gerektiğini bildirerek husumet itirazında bulunmuştur. Mahkemece, davalı ile W. U. arasında yapılan sözleşmeden hareketle davacının davalı aleyhine dava açabileceği kabul edilmiş ise de dosya içerisinde davalı ile W. U. arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmeye rastlanılmamıştır. 6762 sayılı TTK’nın 119/2. maddesi gereğince acente aleyhine ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Doğrudan hasım gösterilerek acente aleyhine dava açılamaz. Bu nedenle, mahkemece davalı ile dava dışı Western Union arasında yapılan sözleşmenin de dosyaya celbi ile aralarındaki ilişkinin niteliği, zarar oluştuğu takdirde bu zarardan davalının sorumlu olup olamayacağı, davalıya doğrudan dava açılıp açılamayacağı hususunda gerektiğinde bu işlerden anlayan bilirkişiden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.