YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12117
KARAR NO : 2014/2305
KARAR TARİHİ : 11.02.2014
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/01/2013
NUMARASI : 2011/555-2013/22
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/01/2013 tarih ve 2011/555-2013/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı F. İnş. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle belirtilen firma tarafından, 8.218,00 TL tutarlı çekin davacıya verildiğini, davacının fabrikasında gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde başka çeklerle birlikte dava konusu çekin de çalındığını, belirtilen çekin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, davalıların kötü niyetli olarak çeki ciro yoluyla iktisap ve ciro ettiklerini ileri sürülerek, çekin istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı R. S. Oto Teks. Mak. Ltd. Şirketi vekili, davaya konu çekin müvekkili şirkete diğer davalı B.. K.. tarafından bu kişiye satılan PVC makineleri karşılığında verildiğini, davalı şirketin iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı B.. K.., davaya konu çeki yaptığı kapı pencere imalatı karşılığında dava dışı üçüncü kişiden devraldığını, çekin sağlam ödenebilir olduğunu bankadan teyit ettirince aldığı kimsenin cirolamasına gerek olmadan kabul ettiğini, çekin çalıntı olduğunu bilmediğini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının keşideci ile olan ilişkisinin ispatı bakımından dava dışı keşideci F. İnş. Ltd. Şti’nin defter ve belgelerinin incelenmesi gerekip, bunun için 300,00 TL bilirkişi ücreti gider avansını yatırmak üzere davacı tarafa sonuçları ihtar edilerek 2 haftalık kesin süre verilmesine karşılık gider avansının yatırılmadığı, HMK 114/g maddesi gereğince gider avansı kesin sürede yatırılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK 115. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yapılan özetten anlaşıldığı üzere davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanun’un 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmündedir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK’nın 114-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 09.11.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK’nın 120 maddesi gereğince bilirkişi ücreti olarak talimat mahkemesince yapılacak inceleme için gider avansı yatırılması hususunda kesin süre verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK’nın 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceğinin kabulü gerekir. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Delil avansını süre verilen taraf dışında diğer taraf da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Bu durumda, HMK 324/2-2. cümle uyarınca, delil avansını yatırmayan tarafa, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı ve davanın mevcut diğer deliller nazara alınarak karar verileceğinin ihtarı gerekip, bu ihtar sonucunda oluşacak durumda da davanın mevcut diğer delillere göre karara bağlanması gerekmektedir. Bu nedenlerle, bilirkişi incelemesi için istenen masrafın, dava şartı olan gider avansı olarak değerlendirilmesi suretiyle hükmün tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.