Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/16410 E. 2014/4505 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16410
KARAR NO : 2014/4505
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2012/435-2013/49

Taraflar arasında görülen davada İzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2012/435-2013/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan 02/04/2009 tarihli kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, krediyi 6. ayında zamanından önce erken kapattığını kendilerinden erken ödeme ve komisyon ücreti adı altında iki adet ayrı dekontla toplam 13.926,00 TL fazla para alındığını, bu bedelin alınmasının yasal olmadığını, kredi kapatma tarihinden itibaren ödenen miktarın işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, erken kapatma nedeni ile kâr kaybına uğradıklarını ayrıca davacı tarafın çekince koymadan ödeme yaptığını ödedikleri miktarı geri isteyemeyeceklerini davacının tacir olup kredi şartlarını bildiğini ve kabul ettiğini bu konuda emsal mahkeme kararları da olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasındakı genel kredi sözleşmesinin 34/9. maddesinde yer alan “müsteri işbu kredinin bakiye borcunun vadesinden önce kapatmak istediği takdirde bu hususun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, kredi borcunun vadesinden önce kapatılmasını ancak ödeme vadesinde işlemiş faiz içeren taksit ödendikten sonra kalan ana para ile birlikte, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağını kabul ve beyan eder” hükmünü taşıdığı,davacının tacir sıfatı ile işbu sözleşmeyi serbest iradesi ile imzaladığı, sözleşmenin bu hükmü aynı zamanda akti cezai şart olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenen miktarın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle ödenen komisyon ücretinin istirdadına ilişkin olup, mahkemece bilirkişiden rapor alınarak tahsil edilen komisyon ve ücretin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 34/9. maddesinde “müşteri işbu kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istediği takdirde bu hususun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, kredi borcunun vadesinden önce kapatılmasını ancak ödeme vadesinde işlemiş faiz içeren taksit ödendikten sonra kalan ana para ile birlikte, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağını kabul ve beyan eder” hükmü bulunmakta ise de, sözleşmede erken kapatma halinde alınacak komisyon ücretinin oranı kararlaştırılmamış bu konuda davalı bankaya tek taraflı belirleme yetkisi tanınmıştır. Mahkemece sözleşmedeki oran belli olmadığından diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranı sorulmamıştır. Bu durumda mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu konuda bir değerlendirme yapılmadığından, bu hususun diğer bankalardan da sorularak tespiti ve bundan sonra davalı bankanın uyguladığı erken kapama komisyonu oranının fahiş olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.