YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1309
KARAR NO : 2014/8424
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2012/52-2013/389
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2012/52-2013/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2011/4383 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, oysa takibe dayanak bononun teminat niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davalıya borcu olmamasına rağmen takip dolayısı ile ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek 9.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bononun düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının bir dönem davalının işlettiği dershanede hizmet aktine dayalı olarak SGK kaydı yapılmak üzere göreve alındığı, davacının ödeme yapmak zorunda kaldığı bononun davalı şirkete SGK’lı olarak çalıştığı dönemde verildiği, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 1. maddesine göre “iş yasasına göre işçi sayılan kimselerle iş veren veya iş veren vekilleri arasında hizmet sözleşmesinde veya iş yasasına dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu” gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeni ile talebin reddine, karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli Adana Nöbetçi İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda özetlenen iddia ve savunmada da açıklandığı gibi davacı, karşı taraf ile arasında işçi işveren ilişkisi olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise davacı ile aralarında ortaklık ilişkisinin olduğunu, dava konusu bononun davacının kurucu ortağı olduğu bu ortaklık ilişkisi nedeniyle düzenlendiğini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasında düzenlenen bono nedeniyle ödenen paranın istirdadına ilişkin işbu davanın, Ticaret Kanunu’nda düzenlenen şirket ortaklığının tartışılacak olmasına göre, ticaret mahkemesinin görev alanında olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.