Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7060 E. 2014/9289 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7060
KARAR NO : 2014/9289
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ : AKSARAY 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2013
NUMARASI : 2013/104 D.İŞ- 2013/107

Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/09/2013 tarih ve 2013/104 D.İş- 2013/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı banka) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi.. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İtiraz eden vekili, Mahkemece verilen 2013/104 D.İş 2013/107 sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, itiraz eden borçlu N.. Ö.. ve vekili tarafından sunulan ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dosya içinde bulunan Ankara 38. Noterliği’nin 02.08.2013 tarih, 27693 yevmiye nolu ihtarname suretinden ve icra dosyalarında mevcut ipotek senedinden borçlu N.. Ö..’in genel kredi sözleşmesinden doğan borç için gayrimenkulünü banka lehine ipotek ettiği, ipoteğin üst sınır ipoteği olup 600.000 TL tutarında olduğu ve talep konusu borcu karşılamaya yetecek miktarda olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu N.. Ö.. yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı banka) vekili temyiz etmiştir.
1-İstem, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olup, görev yönünden açık bir düzenleme bulunmayıp, sadece İİK’nın 258. maddesinde genel olarak mahkemeden söz edildiğinden ihtiyati haciz istemlerinde görevli mahkemenin belirlenmesinde HMK’nın göreve ilişkin kurallarına göre sonuca varılacaktır. 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde, HMK’nın 4. maddesindeki istisnalar dışında alacağın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Yine, somut olayda, talep, alacaklı banka ile yapılan genel kredi sözleşmesine dayalı olup, niteliği itibariyle TTK’nın 4. maddesine göre mutlak ticari davalardandır. Asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, mahkemece, görev yönünden ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmiş olması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına itiraz eden-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına itiraz eden-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.