Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14369 E. 2014/4751 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14369
KARAR NO : 2014/4751
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2009/107-2013/156

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.05.2013 tarih ve 2009/107-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından yurtdışından ithal edilen 29.683 kg ete kaçakçılık şüphesi ile gümrük görevlilerince el konularak yediemin olarak davalı şirkete 29/02/1996 tarihinde teslim edildiğini, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1996/73 esas nolu dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine ve etlerin de iadesine karar verildiğini, karar doğrultusunda etlerin tesliminin gerçekleşmediğini, bugüne kadar etler iade edilmediği gibi bedelinin de ödenmediğini bildirerek etlerin aynen, olmadığı takdirde bedelinin yasal faiziyle ve etleri zamanında alamadığından uğradığı munzam zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/409 esas nolu davanın bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu etlerin davalıya teslim ediliğine dair bir kaydın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen birlikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında saklama sözleşmesi bulunduğu, davalı saklayanın etleri iade etmediğinden bundan dolayı meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu, davacının dava konusu etlerin iadesine karar verildiği tarihte davalıda bulunmadığından o tarihteki rayiçlere göre belirlenen etlerin bedelini talep edebileceği, davacının davayı geç açtığı, bunda da kendi kusurunun bulunduğu bu nedenle munzam zarar talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.850,50 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin ve munzam zarar talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aktif dava ehliyetine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yediemin olarak davalıya teslim edilen davacıya ait etlerin aynen teslimi olmadığı takdirde bedelinin ve davalının etleri zamanında teslim etmemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı davada, davacı tarafın süresinde Gümrük Müdürlüğü’ne başvurmadığından dava konusu etler hakkında tasfiye kararı verildiğini bu nedenle dava konusu etler davacıya ait olmadığından herhangi bir talepte bulunmayacağını savunmuştur. Gerçekten de dosya içerisinde bulunan Halkalı Gümrük Müdürlüğü’nün davalıya hitaben düzenlediği 19.02.1997 tarihli yazısında davacı tarafından süresinde başvurulmadığı gerekçesiyle etlerin Gümrük Kanunu’nun 140. maddesi gereğince gümrüğe terk edilmiş sayılacağının ve bu nedenle etlerin tasfiye edileceği bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre; davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin aktif dava ehliyetine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.