YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16394
KARAR NO : 2014/4606
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2011/276-2013/92
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2013 tarih ve 2011/276-2013/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği nüfus cüzdanının bilmedikleri kişilerce kullanılarak Halk Bankası Aksaray şubesinden hesap açıldığını ve bu hesap üzerinden internet dolandırıcılığı fiilinin işlendiğini, bankanın hesap açarken gerekli özeni göstermediğini, mevcut imzalar karşılaştırıldığında bunun basit bir inceleme ile anlaşılacağını, müvekkilinin sicili temiz örnek bir vatandaş olup, hava alanında aniden dolandırıcılık suçundan gözaltına alındığını, Bakırköy 16.Asliye Ceza Mahkemesi’nde müvekkili hakkında sanık sıfatıyla bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle hırsızlık suçundan dava açılmış olduğunu, isnat edilen suç nedeniyle beraat etmesine rağmen madden ve manen zarar gördüğünü, bu nedenle 2.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama devam ederken maddi tazminat talebinden feragat etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının önceden müteaahit olarak çalıştığını beyan ettiğinden tacir sıfatına sahip olmakla, basiretli bir tacir gibi banka ve birimlere gerekli bildirim ve ihbarları yapmadığı, çalıştığı bankaya da bu yönde bir bildiriminin olmadığı, aynı gün yeni nüfus cüzdanını almakla kendince olumsuzluğu sonlandırdığı, söz konusu nüfus cüzdanında her ne kadar elle düzeltilen rakamdan bahsedilmiş ise de bankanın bildirim olmayan ve soğuk damgası bulunan belge ile diğer işlemleri kontrol ederek yaptığı, bu durumun ancak maddi tazminat talebinde davacının bir zararının olması halinde değerlendirileceği, davacının manevi tazminata konu ettiği ceza yargılamasının ise kendi kusur ve basiretli bir tacir gibi davranmayıp önemli olan kimliklerin bu şekilde kullanılabileceği hususunu değerlendirip gerekli bildirimlerini yapması lazım iken açılan dava ile manevi zararından bahsetmesi takdiren kendi kusurundan kaynaklanan eylem ve durumlarda tüm sonuçlara katlanması gerekeceği, davalının haksız fiil ve eyleminden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın manevi tazminat yönünden reddine; maddi tazminat yönünden de feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın kusuruna dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı nüfus cüzdanını kaybetmiş, kaybettiği nüfus cüzdanından fotoğraf çıkarılarak üçüncü şahsa ait fotoğraf yapıştırılmış ve nüfus cüzdanı üzerindeki rakam elle düzeltilmiştir. Bu şekilde sahte nüfus cüzdanı oluşturulduğu ve bu sahteliğin gözle görülebilecek şekilde olduğu, davacı adına bu sahte nüfus cüzdanı ile hesap açıldığı, bu hesaptan da internet üzerinden hırsızlık yapıldığı, davalı bankanın hesap açılırken gereken dikkat ve özeni göstermediği, kusurlu olduğu sabit olup, davacı, her ne kadar beraat etmiş ise de, ceza davasında sanık sıfatıyla yargılandığı, şahsiyet haklarının zedelendiği nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilerek, olumlu bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.