YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4232
KARAR NO : 2014/9474
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2010
NUMARASI : 2008/146-2010/313
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2010 tarih ve 2008/146-2010/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı G.. (Güven) Sigorta A.Ş. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü, zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları yolcu mini büsü ile kamyonun çarpışması neticesinde, minibüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır biçimde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kamyon sürücüsünün asli, minibüs sürücüsünün ise tali kusurlarının olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılardan, 75.000 TL manevi tazminatın ise yine olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.01.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 67.483,80 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı Işık Sigorta A.Ş. vekili, sigortalısının kusuru olması halinde poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müvekkilinin sorumluluğunun bulunduğunu savunmuştur.
Davalı A.. Sigorta vekili, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalının kusur oranına göre belirleneceğini, ayrıca bu miktarın gerçek zararı ve poliçe limitini aşamayacağını, olayla ilgili görülen ceza dava dosyasının sonucunun beklenilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili, davacının zararını öncelikle kazaya karışan araçların zorunlu trafik sigortacılarından tahsil etmesinin gerektiğini, bu şekilde zararın karşılanmaması halinde müvekkilinin sorumluluğunun doğacağını, ancak söz konusu zarar poliçe limitleri içerisinde kaldığından müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını, ayrıca kazada birden fazla kişi zarar gördüğünden garameten ödeme yapılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yolcu olarak bulunduğu minibüsün kamyon ile çarpışması sonucu yaralandığı, olayın meydana gelmesinde davacıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, davalı gerçek kişilerin kendi aralarındaki kusur oranlarının ise sonuca etkili bulunmadığı, kaza neticesinde davacının %38 oranında malüliyete uğradığı, davalı sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları miktarların bilirkişi aracılığıyla tespit edildiği, kaza nedeniyle bir gözünü kaybeden davacının manevi zarar da gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 67.483,80 TL (A..Sigorta A.Ş.’nin 29.877,75 TL, Işık Sigorta A.Ş.’nin 16.870,76 TL, G..Sigorta A.Ş.’nin 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm altına alınan alacağa işletilecek yasal faizin sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren başlatılmasına, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Groupama (Güven) Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, güvence hesabı tarafından ödeme yapıldığı belirtilerek bu miktar davacının zararından mahsup edilmiş ise de söz konusu ödemenin hangi nedenle yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi ödenen miktar da kusur durumuna göre oranlama yapılmak suretiyle mahsup edilmiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle güvence hesabının hangi nedenle davacıya ödeme yaptığının tespit edilmesi, yapılan ödemenin niteliğine göre davacının gerçek zararından mahsubunun mümkün olup olmadığının belirlenmesi, şayet mahsubu mümkün ise bunun davacının gerçek zararının tamamı üzerinden mahsup edilmesi ile bu kapsamda davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu da gözetilerek bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak ve güvence hesabı tarafından yapılan ödemenin davalıların sorumlu oldukları miktarlardan oranlama yaparak mahsubu ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacının meydana gelen trafik kazası neticesinde uğramış olduğu maluliyet oranının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, bu konuda tek hekim tarafından verilen ve denetime açık bulunmayan rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
4- Ayrıca, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, aynı kaza nedeniyle diğer mahkemelerce alınan kusur raporlarına itibar edilerek buna göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmiş ise de diğer mahkemelerce verilen kararlar hüküm verildiği tarihte henüz kesinleşmediği gibi bu raporlar da birbirleriyle çelişkilidirler. Bu durumda mahkemece, kusurun oranları konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
5- Mümeyyiz davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminata hükmedilmemesine karşın hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden alınmasına karar verilen harçtan da mümeyyiz davalının sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Groupama (Güven) Sigorta A.Ş.’ye iadesine, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.