Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17575 E. 2014/6677 K. 04.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17575
KARAR NO : 2014/6677
KARAR TARİHİ : 04.04.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2013
NUMARASI : 2013/108-2013/37

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2013 tarih ve 2013/108-2013/37 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan N.. O.., N. Ş. ve A.. D.. vekili Av. B. S., davacılardan R.. S.. vekili Av. A.. Y.. ile davalı banka vekili Av. C.. V.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı R.. S.. vekili, müvekkilinin eşi M. S.’ın 03/10/2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalı bankanın Zeytinburnu Şubesi’nde yatırım ve mevduat hesaplarında 983.617,89 TL’si bulunduğunu, davalı bankaca mirasçılar tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davasının kesinleşmesine kadar ödeme yapılmayıp anılan kararın 14/04/2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 20/05/2011 tarihinde müvekkilinin 1/2 hissesi karşılığı 491.808,94 TL ödeme yapıldığını, vefat tarihinden ödeme tarihine kadar hisseye isabet eden faiz taleplerinin bankaca reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL’nin ölüm tarihi olan 03/10/2009 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsilini talep etmiş, ıslahla faiz alacağının 480.781,68 TL ve hesapta bulunan 62 adet B tipi tahvil bono fonu için 3.667,37 TL olmak üzere toplam 484.449,05 TL’nin tahsilini talep etmiş, murisin kardeşleri tarafından açılan birleşen davada aynı taleplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL’nin ölüm tarihi olan 03/10/2009 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsili talep edilmiş, ıslahla M.. Ç.. mirasçıları için 60.075,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 60.786,00 TL ve 28 adet B tipi tahvil bono fonu 1.656,23 TL’nin tahsili istenmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisine ait yatırım hesabında mevcut tahvil ve kuponların vade tarihleri geldiğinde itfa bedellerinin murisin serbest vadesiz hesabına aktarıldığını, bankada vadeli ve belli tutarlı bir hesap mevcut olmadığından murisin ölüm tarihinden itibaren söz konusu hesaba işletilecek faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, murisin ölümünden sonra müvekkili bankaya hesaplarla ilgili olarak gönderilmiş bir talimat bulunmadığını, davacıların 22.05.2008 tarihine kadar müvekkile başvuruda bulunmadıklarını, mirasçılar arsında ihtilaf bulunduğu içinde ödeme yapılamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın muris M.S.’ın 03/10/2005 tarihinde ölümü ile bankadaki mevduatı konusunda miras payları oranında hak sahibi olmalarına rağmen, banka tarafından ödenmeyip tenfiz dosyasının kesinleşmesi ile ödeme yapıldığı, bu ara dönemde davacıların faiz kazanç kaybının söz konusu olduğu, bankanın murisin mevcut hesabında bulunan portföyünü dönen ana para ve faizlerini murisin mirasçılarının ya da mahkemenin herhangi bir talimatı olmasa bile portföyün getirisine paralel şekilde değerlendirme yükümlülüğü mevcut olup, bankanın davacı mirasçılara miras payları oranında murisin mevduatındaki parayı süresinde ödemeyerek mirasçıların bu yüzden uğradıkları faiz geliri kaybını tazmin etme yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle R.. S..’ın davasının kısmen kabulü ile 475.793,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %15 avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, A.. D.., N. Ş., N.. O..’nın davalarının kısmen kabulü ile 60.736,88’şer TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek %17,75 avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacı M.. Ç.. mirasçılarının davasının kısmen kabulü ile 59.420,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek %17,75 avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile M.. Ç..’nun mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıların murisinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisinin vasiyeti ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davası kesinleşinceye kadar ödemeyip anaparanın anılan kararın kesinleşmesinden sonra ödenip bu döneme ilişkin faiz ödenmeyerek davacıların zararına neden olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın davacıların murisinin mevcut hesabında bulunan portföyünü dönen ana para ve faizlerini murisin mirasçılarının ya da mahkemenin herhangi bir talimatı olmasa bile portföyün getirisine paralel şekilde değerlendirme yükümlülüğü altında olduğu, davalı bankanın davacı mirasçılara miras paylan oranında murisin mevduatındaki parayı süresinde ödemeyerek mirasçıların bu yüzden uğradıkları faiz geliri kaybını tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bankacılık mevzuatı çerçevesinde vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi hususunda banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yenileme yapılır. Bu mutabakat mudiin yazılı talimatı ile veya hesap cüzdanlarına ve sertifikalarına mudiin veya vade sonunda müracat etmemesi halinde hesap veya sertifikanın aynı vade ile yenileceğini ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır. Banka ile mudi arasında böyle bir mutabakatın bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine vade sonundan itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanunu Şerhi, Cilt 1, Ankara-2007, sayfa 839,840). Ayrıca davalı bankanın herhangi bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için vade bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere aksine bir sözleşme bulunmadığı taktirde davacıların bundan fazlasını talep etmesi de mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece, bu esaslar dairesince uyuşmazlığa bakılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.