Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12724 E. 2014/8709 K. 07.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12724
KARAR NO : 2014/8709
KARAR TARİHİ : 07.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/05/2011
NUMARASI : 2007/433-2011/171

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2007/433-2011/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar N.. Ü.., A.. Y.. ve S.. G.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 20.02.2007 tarihinde yapılan 2002-2005 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında gündem maddesi gereği yapılan görüşmeler ve denetim kurulu raporunun incelenmesi sonucunda, şirketi zarara uğratan davalılar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına ve bu konuda denetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, şirket kasa hesabında muhasebe kayıtlarında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan 435,04 TL nakit paranın takip edilmeyerek zarara dönüşmesi ve 27.06.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile dava dışı Adabank A.Ş’ye ait her biri 100.000 TL nominal değerinde olan 80.000.000 adet hissenin nominal bedelleri üzerinden ve borçları ile birlikte, 8.000.000.00 TL bedelle dava dışı Kemal Uzan’dan alınmasına karar verildiğini, bedelin 27.06.2003 tarihinde adı geçene ödendiğini, bu ödemenin kendi kaynağı bulunmayan şirket ile aynı grup firması olan dava dışı B.. Hidroelektrik Santrali İşletmecilik A.Ş’den nakit olarak tahsil edilen 8.000.000,00 TL bedelle ödendiğini, işlem ile davacı şirket borçlandırılarak dava dışı . nakit fon sağlandığını, B.. A.Ş’ye olan borcun ise büyük ölçüde ödenemediğini, Adabank A.Ş’nin borsada işlem görmediğini, temettü gelriri bulunmadığını, Temmuz 2003 ‘de TMSF tarafından yönetim ve denetimine el konulduğunu, bu şekilde firmanın sağladığı yabancı kaynakları kendi işletme sermayesi için ve daha rantabl kullanmak yerine Adabank A.Ş. hissesi alımında kullanarak şirketin zarara uğratıldığını, ayrıca muhtemel kazançlardan da mahrum edildiğini, belirtilen yönetim kurulu kararındaki imzaların B.. U.., A.. Y.. ve S.. G..’ya ait olduğunu, şirket varlığının kasten azaltılmasına yönelik işlemlerin yapıldığı tarihlerde davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi olduklarını ve sorumluluklarının bulunduğunu, ibra edilmediklerini ileri sürerek, 10.000.00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 16.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 8.000,435,04 TL’ye yükseltmiş ve bu tutarda ortaklık zararının en yüksek avans ile davalıalrdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, 435,04 TL kasa farkına ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede, 13.12.2004 tarihinde firma yetkilisi tarafından kasanın tek taraflı olarak teslim alındığına ilişkin kasa sayım tutanağı düzenlendiği, bu tutanakta şirket muhasebe yetkilisinin olmadığının beyan edildiği, kasadaki bu açığın ne zaman ve nasıl meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davalıalrın bu zarardan sorumlu tutulamayacakları; Adabank A.Ş’nin hisselerinin alımına ilişkin yapılan değerlendirmede ise, değeri olmayan, borsada işlem görmeyen, temettü alma olasılığı bulunmayan 2003 yılı Temmuz ayında TMSF tarafından yönetim ve denetimine el konulan Adabank A.Ş’ye iştirak yatırımı yapılarak, davacı şirketin kendi kaynaklarının işletme sermayesi olarak kullanmak yerine böyle bir yatırımda bulunmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığı, bu zarardan yönetim kurulu üyesi olarak kararda imzaları bulunan davalılar B.. U.., A.. Y.. ve S.. G..’nın sorumlu oldukları, diğer yönetim kurulu üyesi olan davalı S.. B..’ın zararlandırıcı işlemle ilgisinin bulunmaması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, şirket denetçileri olan diğer davalılar N.. Ü.. ve P.. K..’nın TTK’nın 359. maddesi kapsamında sorumlu tutulabilecekleri ancak somut olayda denetçilere yüklenebilecek kusurlu bir davranışları bulunmadığı gerekçesi ile, davalılardan S.. B.., N.. Ü.., P.. K.. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.323.814,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar B.. U.., A.. Y.. ve S.. G..’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalılar N.. Ü.., A.. Y.. ve S.. G.. vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Ancak davada, davalı şirket Yönetim Kurulu arasında 6762 sayılı TTK’nın 319. maddesi anlamında bir vazife taksimi bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davalılardan da zarardan sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Yönetim Kurulu’nun işlemlerini denetlemeyen murakıpların da 6762 sayılı TTK’nın 359. maddesi uyarınca kusursuzluklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu olacakları düşünülmeden, şirket murakıbı olan davalılar N.. Ü.. ve P.. K.. hakkında davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Ayrıca davalıların eylemi haksız eylem mahiyetinde olduğundan, zararın gerçekleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalıların tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davalı N.. Ü..’dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 295.334,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar A.. Y.. ve S.. G..’dan alınmasına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.