Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18135 E. 2014/8573 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18135
KARAR NO : 2014/8573
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ : KARAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2012/478-2013/280

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/478-2013/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı holdingin ve bünyesindeki şirketlerin ilk kurulduğu yıllarda şirket yöneticisi .. davalı holding adına kendisinden borç para istediğini, kendisinin de ilk olarak 28.03.1996 tarihinde istediği zaman geri verilmek kaydıyla emanet olarak para verdiğini, sonraki tarihlerde de biriktirdiği paraları vermeye devam ettiğini, daha sonra verdiği paraları geri istediğinde sürekli kendisini atlattıklarını ve ekonomik krizi bahane ederek parayı vermeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine kısmi alacak davası açtığını, davanın lehine sonuçlandığını, alacağının saklı tuttuğu kısmı içinde işbu davayı açtığını ileri sürerek, 48.602 DM’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirtmiş olduğu kısmi davaya ilişkin hükmün kesinleşmediğini, dayanılan tahsil makbuzlarının pek çoğunun K.Karaman İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. adına düzenlendiğini, bir kısmında ise herhangi bir tüzel kişi unvanının bulunmadığını, müvekkili şirketin 03.04.1998 tarihinde kurulduğu dikkate alındığında söz konusu makbuzların müvekkili ile bir ilgisinin olmadığının anlaşıldığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının şirket hissedarı olduğu, davalı şirketten alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete borç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı şirkete borç verdiğini, daha önce aynı konuda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davada 5.000,00 DM’in hüküm altına alındığını ileri sürerek 48.602DM’nin tahsili isteminde bulunmuş, davalı taraf ise davacının borç vermediğini savunmuştur. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının şirketin ortağı olduğu, davalı şirketten alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamında, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen tarihsiz mektupta davacıdan, şirketteki hisselerinin %5’i oranında bir parayı borç olarak 31.01.2002 tarihine kadar şirkete vermesi istendiği ve verilen borcun iki yıl sonra iade edileceğinin bildirildiği, taraflar arasında kesinleşmiş ilk dava da gözetilerek, davacının hem davalı şirkete ortak olduğu, hem de borç para verdiği kabul edilerek, uzman bir bilirkişi kurulundan, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, ödenen paranın ne kadarının hisse bedeli karşılığı, ne kadarının borç olarak verildiği hususlarının tek tek tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Dairemiz bozma ilamında açıklanan şekilde inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının şirketin kuruluşunda iktisap ettiği hisseler esas alınarak, bu hisseler karşılığı sermaye koyma borcu belirlenip bunun üstüne yaptığı ödeme varsa, yukarıda belirtilen mektup da dikkate alınarak borç verdiği kabul edilmelidir. Yine, yargılama sırasında davalı tarafca teklif edilen yemin davacı yanca kabul ve eda edilmiş olmasına rağmen, bu hususun karar yerinde hiç değerlendirilip tartışılmaması da doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.