YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/212
KARAR NO : 2014/6727
KARAR TARİHİ : 07.04.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2012/257-2013/368
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2013 tarih ve 2012/257-2013/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekil şirketin 2006 yılından beri “A.” markasının sahibi “A. S.P.A” ünvanlı İtalyan firmasının tek yetkili satıcısı ve ithalatçısı olduğunu, şirket ortağının … nosuyla 7. ve 9. sınıftaki mal ve emtialar yönünden markasını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkil şirketin markasının tanınmışlığı ve marka değerinden istifade etmek suretiyle “A.” markasını haksız ve kötüniyetli olarak kullanarak haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek müvekkile ait markaya tecavüzün tespiti ve önlenilmesine, 556 Sayılı KHK’nın 66/b fıkrası gereğince 5.000.00 TL maddi 25.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 12.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; “A.” markasını 2 yıldır kullandığnı, herhangi bir marka tescilinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının, davacı adına tescilli “A.” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve hakkaniyet hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.