YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1343
KARAR NO : 2014/8666
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2011/276-2013/461
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2011/276-2013/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait, eser niteliğinde olan, .bilgisayar programının davalı şirkete ait 1 adet bilgisayarda izinsiz olarak kullandığının, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan arama neticesinde tespit edildiğini, davalı şirket temsilcisi hakkından bu nedenle ceza davası açıldığını, davalının davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarına zarar verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak FSEK’nın 68. maddesi uyarınca 7.100 TL’nin 26.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek faziyle tahsilini talep ve dava etmiş yargılama sırasında talebini 24.036,15 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, davanın hem davalı şirkete hemde şirket temsilcisine karşı açılmayacağını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü halinde, yabancı olduğundan, teminat yatırması gerektiğini, dava tarihi itibariyle davacının mali haklarına herhangi bir tecavüzün bulunmadığını, istenen bedelin fahiş olduğunu, ıslah talebinin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının izinsiz olarak davacının sahibi bulunduğu eser niteliğindeki bilgisayar programını kullandığı, davacının FSEK’nın 68. maddesi uyarınca talep edebileceği tazminat miktarının 13.412,88 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın 26.02.2009 tarihi itibariyle işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve MK’nın 50. maddesi uyarınca, kusurlu davranışlarından dolayı şirket tüzel kişiliğinin organlarının dahi sorumlu olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda belirlenen, davacının davalıdan FSEK’nın 68. maddesi uyarınca talep edebileceği tazminatın, hesaplama yöntemine ve miktarına karşı taraf vekilleri ciddi itirazlarda bulunmuş olup, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacı vekilinin ıslah talebine karşı davalı vekili zaman aşımı definde bulunmuş mahkemece, 20.01.2012 tarihli celsede davalı tarafın zamanaşımı definin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine, 26.03.2013 tarihli celsede de bu kez zamanaşımı definin usulüne uygun ve yerinde olduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilerek bu hususta çelişki yaratılması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararıma BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.