YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10738
KARAR NO : 2014/2387
KARAR TARİHİ : 11.02.2014
MAHKEMESİ : BURDUR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2009/177-2012/405
Taraflar arasında görülen davada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2009/177-2012/405 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar- karşı davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü hazır bulunan davalı- karşı davacılar S. İş Gıda İnş. Taah. Tarım ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. ve İ.. S.. vekili Av. K. H. ve davalı-karşı davacı Z.. S.. vekili Av. M.. Y.. ile davacı-karşı davalı vekili Av. M.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30.12.2008 tarihinden beri müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, gerçek kişi davalıların ise diğer paydaşlar bulunduğunu, müvekkilinin payını karı-koca olan davalı gerçek kişilere devir etmek istediğini, bunun kabul edilmediğini, büyük pay sahibi İ.. S..’ın usulsüz işlemlerinin bulunduğunu, rekabet etme yasağına aykırı davrandığını, aynı alanda yeni şirketler kurduklarını, davalı şirketin içini boşalttıkların ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesine, kabul edilmediği takdirde tüm haklarının iadesi koşuluyla şirketten çıkmasına izin verilmesine, her halükarda davalı İ.. S..’ın şirket olanakları ile elde ettiği kazanımların şirkete iadesine, müdürlükten azline, şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının büyük pay sahibi müvekkili İ.. S..’tan 20.12.2008 tarihinde pay devir alarak ortak olduğunu, daha sonra anlaşılmaz tutumlar sergilemeye başladığını, huzursuzluk çıkardığını, iddiaların yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, davalı şirket vekili ayrıca karşı davasında %27 pay sahibi olan davacının şirketi zarara uğrattığını belirterek, belirlenecek bedelinin hisseyi alacak şirket ortağı İ.. S.. tarafından bedelinin ödenmesi karşılığında alıcı İ.. S..’a devri ile şirketten çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı-karşı davalının çıkarılması ve hisse bedelinin şirket tarafından ödenmesi konusunda tarafların anlaştıkları, çıkarılma kararı dışında diğer davalar ile birleşen davaların ayrılmasına karar verildiği, dava tarihi itibariyle şirketin değerinin belirlendiği, davacı-karşı davalının payının % 27 oranında olduğu, her ne kadar davalı İ.. S.. davacı-karşı davalının payının %12,60 olduğunu, sermaye artırımına karar verildiğini savunmuş ise de artırılan sermaye artışının şirkete ödenmediği, artırılmamış sermaye payının esas alındığı, davacı-karşı davalının çıkma payının belirlendiği gerekçesiyle davacının davalı şirketin ortaklığından çıkarılmasına, 2.218.321,84 TL’nin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, dosya kapsamında görülmekte olan diğer taleplerle ilgili dava ve karşı davaların ayrılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı-karşı davacı şirketin birden ziyade vekilinin olmasına, verilen mazeret dilekçesinde duruşma günün Uyap sistemi üzerinden alınacağının açıklanmasına, esasen, hükmün tefhim edilmesinden önceki duruşma günü mazeret dilekçesi veren davalı-karşı davacı vekilinin hükmün tefhim edildiği duruşmanın başlamasından sonra da yine mazeret dilekçesi sunduğunun anlaşılmasına, asıl dava ile birleşen diğer davaların ayrılmasına karar verilmiş bulunmasına göre, davalılar-karşı davacı şirket vekilinin davalılara yönelik tüm, davalı-karşı davacı şirkete yönelik aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket ortağının haklı nedene dayalı olarak ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.
Tefrikine karar verilen limited şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, müdür azli ve verilen zararın tazmini istemli olarak açılan davada karşı dava olarak açılan işbu limited şirket ortaklığından haklı nedene dayalı çıkarma davasında davalının % 27 pay sahibi olduğu kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yargılama sırasında davacı limited şirketin sermaye artırımına karar verildiği, davalı ortağın bu karara katılmadığı, pay oranın % 12,60 oranına düştüğü ve kararın iptali için dava açıldığı anlaşılmaktadır. Anılan dava, davalı ortaklığın pay durumunu ve dolayısıyla işbu davanın sonucunu etkileyebilecek niteliktedir.
Bu durum karşısında, taraflar arasında görülen ve sermaye artırımına ilişkin bulunan ortaklar kurulu kararının iptali davasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, dava mahkeme kararı ile ortağın limited şirketten çıkarılmasına ilişkindir. Mahkemece tesis edilen karar, inşai nitelikte olup, karar tarihi itibariyle hüküm ve sonuç doğuracaktır. Bu nedenle ortağın çıkma payının, karar tarihine en yakın tarih itibariyle şirketin gerçek değeri üzerinden tespit edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, şirketin temerrüdü de karar tarihine göre belirlenecektir.
O halde, davalı-karşı davacı şirket vekilinin değere yönelik itirazları da dikkate alınıp, gerektiğinde özellikle şirketin gerçek değerinin tespiti bakımından ek rapor alınması, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde çıkma payının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar-karşı davacı vekilinin davalılara yönelik tüm, davalı-karşı davacıya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davalılar- karşı davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.