Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4365 E. 2014/6858 K. 08.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4365
KARAR NO : 2014/6858
KARAR TARİHİ : 08.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2013/105-2013/385

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.07.2013 tarih ve 2013/105-2013/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, A.İnşaat Taahüt ve Dış Tic. Ltd. Şti. işçilerinden Sabettin Ataş’ın 23.06.1999 tarihinde geçirdiği iş kazası sonunda maluliyeti nedeniyle bağlanan gelire ilişkin olarak müvekkilince işverene karşı rücuen tazminat davası açıldığını, şirketin tasfiyesinin kapanmış olması nedeniyle mahkemece şirketin yeniden ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memurluğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davalı Tasfiye Memuru vekili, sadece vekaletname sunmuş, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm ddsyakapsamına göre, şirketin 04.12.2001 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 07.02.2011 tarihinde tescil edildiği, tasfiyenin sona erdiğine ilişkin 12.12.2003 tarihinde terkin kaydının işlendiği, şirketin ihyası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket ve tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, şirket ihyası istemine ilişkin olup, bu tür davalarda hasım olarak şirket tasfiye memurunun davalı olarak gösterilmesi yeterlidir. Tasfiye olmakla tüzel kişiliği bulunmayan şirketin davalı olarak gösterilmesi doğru değildir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirket hakkında da mahkemece hüküm kurulması hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yine, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 547/2. maddesi “Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü haiz olup, mahkemece, şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı tasfiye memuru yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.