Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/9293 E. 2014/9388 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9293
KARAR NO : 2014/9388
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2013
NUMARASI : 2013/5-2013/66

Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/02/2013 tarih ve 2013/5-2013/66 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı Tasfiye Halinde T.. H.. A.Ş. vekili Av. C.. Ö.. ve davalılardan T.. B.. A.Ş. vekili Av. Helin Kılıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şile ilçesinde mevcut gayrimenkulleri üzerine davalı P.. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin diğer davalı T.. B..’ndan aldığı ve alacağı her nev’i kredilerin teminatını teşkil etmesi için 14.12.1993 ve 21.04.1994 tarihlerinde 75’er milyar TL’lik iki adet ipotek tesis edildiğini, işbu gayrimenkuller üzerindeki iki adet ipoteğin müvekkili şirket tarafından dava dışı A… Y..verilen ve 30.04.1994 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olan süreli vekaletnameye istinaden vekil tayin edilen A.. Y.. tarafından tesis ettirildiğini, ancak aynı gayrimenkuller üzerinde 18.08.1994 tarihinde yine T.. B.. lehine 168.000.000 Japon Yeni tutarında ve yine P.. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin T.. B..’na olan kredi borçlarına teminat teşkil etmek üzere bir ipotek daha tesis ettirildiğini ve bu ipoteğin 17.08.1994 tarihinde Bakırköy 7. Noterliği’nden tanzim edilen bir vekaletnameye dayalı olarak yapıldığının anlaşıldığını oysaki müvekkili şirketin sözkonusu ipoteğin tesis edilmesi için böyle bir vekaletname vermediğini, anılan ipotek işleminin sahte bir vekaletnameye dayalı olarak tesis ettirilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete ait gayrimenkuller üzerinde tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkinine karar verilmesi istenmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu taşınmazların davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu satılmış olması nedeniyle uğranılan 500.000,00 TL zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu ipoteğin davacı şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı P.. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu ipotek işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin sahteliğinden kaynaklanmış olması ve sahtecilik iddiasının da mutlak def’ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına ya da iyi niyetin sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre davalı bankanın ipotek tesis işlemleri sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşıldığından her iki davalı açısından da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 409.386,90 TL’nin 04.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat faizi ile birlikte davalı P.. S..Ürünleri Endüstrisi Aş ve davalı T.. B.. A.Ş’den alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkini istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan ıslah sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını teminat altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece kabul edilen miktarın banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de hüküm altına alınan tazminata söz konusu faiz oranının uygulanacağı konusunda taraflar arasında mevcut bir anlaşmanın olmaması karşısında mahkemece, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek temerrüt faizi oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama koşulları bulunmayan mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T.. B..’na verilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.