Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12797 E. 2014/2640 K. 14.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12797
KARAR NO : 2014/2640
KARAR TARİHİ : 14.02.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2013
NUMARASI : 2013/407-2013/328

Hasımsız olarak görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 tarih ve 2013/407-2013/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, şirket yönetim kurulu tarafından sermayeye eklenebilcek ortak alacaklarının bilirkişi tarafından tespiti için mahkemeye başvurma kararı alındığını ileri sürerek, TTK 342 ve 343. maddeleri uyarınca (şirketin ortaklara borçlar hesabında kayıtlı bulunan) M. R. Ltd’nin alacaklarının ve davacı şirketin öz varlığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonunda, mevcut davada dava dışı şirketin alacaklarının değeri ve davacı şirketin öz varlığının tespitinin istendiği, TTK düzenlemesinde mahkemeye bu şekilde görev verilmediği, talebin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin özvarlığının ve dava dışı ortağın şirkete olan alacağının TTK’nın 343. maddesi uyarınca bilirkişi raporuyla tespiti istemine ilişkindir.
TTK’nın 343. maddesi “Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir. “ hükmünü haiz olup, davacı şirket dava dışı ortağının şirketten olan alacağı karşılığında yeni pay almak istediğini, şirket sermayesinin ortakların alacaklarının ilavesi yoluyla artırımı için ticaret sicil memurluğuna başvurduklarını, sicil memurluğu yetkililerinin TTK’nın 343. maddesi uyarınca bilirkişi raporu alınmadan işlem yapmayacaklarını beyan ettiklerini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu alacakların gerçekliliğinin, geçerliliğinin ve tahsil edilebilirliğinin mahkeme kararıyla yapılacak inceleme ile tespitini öngörmüş bulunmaktadır.

Bu itibarla, davacının talep ettiği hususların mahkemenin görevi dahilinde olduğu kabul edilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.