YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2415
KARAR NO : 2014/8656
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2013
NUMARASI : 2013/261-2013/1411
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 26/11/2013 tarih ve 2013/261-2013/1411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kredi kartı ödemelerinde zorluğa düşünce, davalı banka tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında davacının emekli maaşının 1/4’ünün haczine karar verildiğini, 01/10/2008 tarihli 5754 sayılı Yasa ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra banka aleyhine İzmir 3 İcra Hukuk Mahkemesi’ne yapılan kesintilerin tarafına ödenmesi konusunda dava açıldığını, genel mahkemelerde istirdat davası açılması gerektiği gerekçesiyle kesintilerin iadesine karar verilmediğini ileri sürerek; davalı bankanın yasaya aykırı ve haksız olarak tahsil ettiği emekli maaşı kesintilerinin toplamı olan 9884,82 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacının maaşına, kredi kartı borcu için bloke uyguladığı, davacının emekli maaşından kesinti yapılamayacağı, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.650,10 TL asıl alacak, 1.933,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.583,51 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.650,10 TL’ye dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; davacının davalı bankada bulunan emekli maaş hesabından yapılan kesintilerin iadesi isteminden kaynaklanmaktadır.
4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak talep edilmiş olup 6102 sayılı TTK’nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.