YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3905
KARAR NO : 2014/10172
KARAR TARİHİ : 30.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2012
NUMARASI : 2008/179-2012/4
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2012 tarih ve 2008/179-2012/4 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/05/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. B.. U.. ile davalılardan Çekirdek Film ve U.. G.. vekili Av. B.. A.. ve diğer davalı K.. D.. vekili Av. A.. Ç.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Sen Ağlama” isimli dizinin senaryosunu yazmak üzere davalılarla anlaştığını, anlaşmaya göre müvekkilinin alması gereken senaryo bedelinin bölüm başına 10.000 TL olduğunu, müvekkilinin anlaşma doğrultusunda kendisine düşen görevi yerine getirerek dizinin 60 sayfa tutan 1. bölümü ile 61 sayfa tutan 2. bölümlerini yazarak elektronik posta ile göndermek suretiyle teslim ettiğini, buna karşılık davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalılar hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2007/21685 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalıların ise icra takibine hiçbir borçları olmadığı gerekçesiyle itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak borca itiraz ettiklerinden davalılar hakkında % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davaya konu senaryoyu sipariş üzerine yazmadığını, senaryoyu, herhangi bir TV kanalında TV dizisi olarak yayınlatmak amacı ile kendi arzusu ve iradesi ile yazdığını, müvekkiline gönderdiğini, davacı ile davalılar arasındaki sürecin iş ilişkisi olmadığını, bunun, sunum ya da teklif olduğunu, davacının, bu süreçte davalı müvekkillerinin bu senaryonun kabulü ve hayata geçirilmesi için çaba, emek ve zaman harcadıklarını, buna karşılık senaryonun Tv kanallarınca kabul edilmemesi sonucunda müvekkilinin de bir kazancı olmadığını, davacının, taleplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiş, ayrıca davalılardan K.. D.. vekili müvekkilinin ne yapımcı ne de yönetmen olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir görüşmenin bulunmadığını, müvekkilinin şirketi temsile yetkili olmadığını bu nedenle müvekkili yönünden pasif husumet nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir senaryo hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin ilke olarak BK. 355 vd. maddelerinde düzenlemiş eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinin özel bir şekil kuralına tâbi olmadan akdedilebileceği, sözleşmenin sözlü, yazılı, hatta örtülü irade beyanlarıyla (veya delâlet edici fiillerle) dahi kurulabileceği, yazılı bir delil yoksa da, taraflar arasında bir sözleşmenin
bulunduğu, fakat senaryonun yazılması ve yapımcıya teslimi karşılığında ödenmesi gereken bedelin ne kadar olduğu hususunun dosyada yer alan belge ve delillerden anlamanın mümkün olmadığı, bu hususta, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 288. maddesinin de dikkate alınmasının gerektiği, söz konusu senaryonun bedeli hakkındaki iddianın HUMK 288 hükmüne uygun biçimde ispatlanmasının zorunlu olduğu, ancak dosyada bu hususu ispata yarar herhangi bir belge bulunmadığı, piyasa rayiçlerine göre, talep edilen 10.000 TL. tutarındaki bedelin makul olduğu anlaşılıyorsa da, mevcut ispat kurallarına göre bu hususun, davacı tarafından senetle belgelenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, senaryo yazım ücretinin ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin “Sen Ağlama” isimli dizinin senaryosunu yazmak üzere davalılarla anlaştığını, anlaşmaya göre müvekkilinin alması gereken senaryo bedelinin bölüm başına 10.000 TL olduğunu, müvekkilinin anlaşma doğrultusunda kendisine düşen görevi yerine getirerek dizinin 2 bölümünü yazarak teslim ettiğini, buna karşılık davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoksa da televizyon kanallarında yayınlanamayan dava konusu dizi film senaryosunun yazımı konusunda şifahi anlaşma bulunduğu, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, taraflar arasında yapılan şifahi sözleşme uyarınca, davacı senaryo yazma edimini yerine getirmiş ve yazmış olduğu iki bölüm karşılığında belirli bir ücrete hak kazanmıştır. Nitekim bu hususta, 5846 Sayılı FSEK kapsamında bir açıklık bulunmasa dahi sözleşme tarihi itibari ile yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun İstisna Akdini düzenleyen 11. Bab içinde yer alan 366. maddesi, “Evvelce kararlaştırılmamış veya takribi bir surette kararlaştırılmış olan bedel, yapılan şeyin kıymetine ve müteahhidin masrafına göre tayin edilir.” hükmünü içermekte olup, yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece, davacı tarafça yazılan senaryo yazım rayiç değeri bulunmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekmektedir. Esasen, mahkemece yapılan inceleme kapsamında, gerek bilirkişi raporunda gerekse senaryo yazarları derneği yazısı itibarıyle dava konusu senaryonun rayiç değeri belirlenmiştir. Bu durumda, davacı tarafından üzerine düşen edimin yerine getirildiği hususunun kanıtlandığı göz önüne alınmak suretiyle, dava konusu senaryo yazım bedelinin rayiç değerler göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, HUMK’nın 288inci maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle, senaryo yazım bedelinin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.