Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1595 E. 2014/8507 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1595
KARAR NO : 2014/8507
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/637-2013/457

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2013/637-2013/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin PVC kapı ve pencere üretiminde faaliyet gösterdiğini, ürettiği kapı ve pencerelerde W.. markasını kullandığını, davalı şirketin ise aynı ibareli markayı 30/12/2003 tarihinde 19, 20 ve 37. sınıf emtialar için tescil ettirdiğini, müvekkilinin dava konusu markayı ciddi anlamda uzun yıllardır kullandığını, markaya tanınırlık sağladığını, davalı şirketin kerestecilik ve ahşap sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup markayı PVC kapı pencere sektöründe bu markayı kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan W.. markasının 19. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu markayı davacı şirketten çok önce tescil ettirdiğini, müvekkilinin halen ahşap işleri ilgili sektörde ve alüminyum sektöründe faaliyet gösterdiğini, çok kısa süre içinde alt yapısı PVC sektöründe de faaliyet göstereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 05.06.2013 tarih, 2012/13982 E. 2013/11757 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin W.. markasını 2003 yılında 19,20 ve 37.sınıf emtialar için tescil ettirmiş olduğu, davalının davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde markayı kullandığına ilişkin yeterli delil sunmadığı, davacı ürünlerinin plastikten davalıya ait ürünlerin ahşaptan yapılmakta olmasının tüketici bakımından bir fark oluşturmayacağı, hükümsüzlüğün ancak aynı yada benzer hizmetler kapsamında söz konusu olması gerektiği, bu anlamda 19. sınıfına dair tüm emtialar bakımından hükümsüzlük istenemeyeceği, davanın davacı markasını taşıyan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtilen davacının kullanımı dışında kalan ve davacı ürünleri ile karıştırılma ihtimali olan emtialar bakımından subut bulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2003/36417 nolu markanın 19. sınıfa dahil plastik ve sentetik malzemeden mamûl sökülüp takılabilen yapılar, prefabrik yapı elemanları, plastik doğramalar, bölmeler, kabinler, plastik kapılar, pencereler ve kapı pencere kasaları, panjurlar, jaluziler, kepenkler, sert plastikten inşaat amaçlı borular ve parçaları, tahliye boruları, yağmur olukları, deve boyunları, eklemeler ile sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri kapsamında hükümsüzlük istemine ilişkindir. Mahkemece alınan 23.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda 19. sınıfın farklı alt gruplarında sayılan ve davacı ürünleri ile karıştırılma ihtimali olan emtialar ”ahşaptan mamul sokulup takılabilen yapılar ve prefabrik yapı elemanları, ahşap doğramalar, ahşap kapılar, pencereler ve kapı pencere kasaları; panjurlar, jaluziler, kepenkler, lambiriler, ahşap bölmeler, kabinler, ahşap malzemelerden mamul kulübeler; ahşap parkeler; kontraplaklar; suntalar…Plastik ve sentetik malzemeden mamul sokulup takılabilen yapılar, prefabrik yapı elemanları, plastik doğramalar, bölmeler, kabinler, plastik kapılar, pencereler ve kapı pencere kasaları; panjurlar, jaluziler, kepenkler, sert plastikten inşaat amaçlı borular ve parçaları, tahliye boruları, yağmur olukları, deve boyunları, eklemeler…” şeklinde sayılmış olup, temyize konu bozma ilamından sonra verilen kararda bu emtialardan bir kısmı yönünden hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 05.06.2013 tarihli bozma ilamında, hükümsüz kılınan 19. sınıftaki emtianın nelerden ibaret olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesi mümkün olduğu halde, emtialar belirtilmeksizin bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde kısmi hükümsüzlüğe karar verilmesinin doğru olmadığı vurgulanmak suretiyle kararın bozulmasına karar verildiğine göre, mahkemece bu kez, raporda daha fazla emtia belirtilmesine rağmen, sayılan bir kısım emtia yönünden hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru olmamıştır. Bilirkişi raporunun 6. sayfasında, hükümde belirtilen emtialar dışında, ”ahşaptan mamul sokulup takılabilen yapılar ve prefabrik yapı elemanları, ahşap doğramalar, ahşap kapılar, pencereler ve kapı pencere kasaları; panjurlar, jaluziler, kepenkler, lambiriler, ahşap bölmeler, kabinler, ahşap malzemelerden mamul kulübeler; ahşap parkeler; kontraplaklar; suntalar…” emtiası yönünde de bu emtiaların davacı ürünleri ile karıştırılma ihtimali olduğu belirtilmek suretiyle hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durumda, mahkemece bu emtialar yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.