YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12958
KARAR NO : 2014/2876
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/409-2012/223
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2011/409-2012/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi gereğince davalı şirkete teslim edilen ve tedavülde olan çek yaprakları ile çek sorumluluk bedelinin, yapılan ihtarata rağmen davalı tarafça depo edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile çek sorumluluk bedeli olan 13.625,00 TL’nin müvekkili banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ihtarnamenin müvekkilince tebliğ almadığını, ayrıca 25 adet çekin 19.04.2012 tarihinde davacı bankaya teslim edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça dava konusu çeklerin 19.04.2012 tarihinde davacı bankaya teslim edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davalı şirketçe 06.06.2007 tarihinde alınan yönetim kurulu kararı ile şirket merkezlerinin başka bir adrese nakline ve bu adreste faaliyet göstermesine karar verildiği, anılan kararın 18.06.2007 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, davacı bankaca davalı tarafa gönderilen, dava konusu çek sorumluluk bedelinin depo edilmesine ilişkin Kadıköy 15. Noterliği’nin 09.09.2011 tarihli ihtarnamenin, taraf beyanlarına göre, davalı şirketin eski adresine gönderilmiş olması nedeniyle tebliğ edilemediği, ancak, ihtarname tarihinden önce davalı tarafça adres değişikliğinin usulüne uygun olarak ilan ettirilmiş olması karşısında davacı bankanın, davalı şirketçe adres değişikliği bildirilmediği müddetçe, eski adrese gönderilen tebligatların tebliğ edilmese dahi geçerli sayılacağı yönündeki iddiasının yerinde görülmediği ve davalı tarafça dava açılmasına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle, dava konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek sorumluluk bedelinin depo edilmesine ilişkin olup uyuşmazlık, davacı banka yararına yargılama giderlerine ve bu kapsamda vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların da kabulünde olduğu üzere, somut davaya konu çekler, yargılamanın devamı sırasında 19.04.2012 tarihinde davalı tarafça davacı bankaya teslim edilmiştir. Davalı tarafça, davacı banka tarafından kendilerine gönderilen çek depo bedelinin ödenmesine ilişkin ihtarnamenin, şirketlerinin faaliyet gösterdiği adresin değişmesi nedeniyle tebliğ edilemediği, ancak adres değişikliğinin usulüne uygun olarak Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesi nedeniyle davacı bankaca yeni adreslerinin bilindiği iddia edilmiş ve mahkemece de bu husus kabul edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de; davalı tarafça imzası inkar edilmeyen ve taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’nin 26. maddesi hükmüne göre, müşteri ve kefillerin yeni ikametgahlarını, Ticaret Sicili’ne tescil ettirip ayrıca bankaya noter vasıtasıyla tebliğ ettirmedikleri takdirde, ilk ikametgahlarına yapılacak tebliğlere itiraz haklarının olmayacağı kararlaştırılmış olmakla, davalı tarafça bu maddede belirlenen usule uygun bir şeklide davacı bankaya adres değişikliği noter aracılığıyla bildirmediğinden, davacı bankaca gönderilmiş olan ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ olunmuş sayılacağı ve davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.