YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14718
KARAR NO : 2014/2907
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2013/21-2013/213
Hasımzsız olarak görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2013 tarih ve 2013/21-2013/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşideci A.Yapı Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkiline, 15/09/2012 tarihli protokol gereği, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden teslim edilen çeklerin kaybolduğunu, müvekkilinin, çeklerin, nerede ve kimlerin tasarrufu altında olduğunu bilmediğini ileri sürerek, dava konusu 6 adet çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça, sadece dava dilekçesinde dava konusu çeklerin kaybolduğunun beyan edildiği, TTK’nın 759. maddesi uyarınca, iptal isteminde bulunan davacı tarafça, dava konusu çeklerin, elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlaması, mahkemede, çeklerin ziyaa uğradığı hususunda kanaat oluşması gerektiği, oysa dava konusu çeklerin, nasıl ve nerede kaybolduğu hususunda bir açıklamada bulunulmadığı gibi, çeklerin, rıza dışında elden çıktığına dair herhangi bir delil bildirilip ibraz edilmediği, ayrıca İş Bankası Ç. Şubesi tarafından mahkemeye bir sureti gönderilen dava konusu 20/06/2013 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin lehtarının, S. Aluminyum ve A. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin, çek lehtarı ya da diğer cirolar ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, kaybolduktan sonra doldurulup, bankaya ibraz edilme ihtimalinin yüksek olduğunu beyan ettiği, dava konusu çeklerin, davacı elinde iken, rızası dışında ziyaa uğradığı yönünde mahkemede kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin, davacı elinde iken, rızası dışında ziyaa uğradığı yönünde mahkemede kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda davacı tarafından, dava konusu çeklerin kaybedildiği ileri sürülmüş ve anılan çeklerin davacıya keşideci ile yapılan 15/09/2012 tarihli protokol ile teslim edildiği bildirilerek, ilgili protokolün fotokopisi de mahkemeye sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek, ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla mahkemeyi tereddüde sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılması, davacının işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptale ilişkin bu davada 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin 1/s bendi atfıyla aynı Kanun’un 758. ve 759. maddeleri gereğince, davacı vekiline bankaya ibraz edilen 20/06/2013 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli çeki elinde bulunduran (bankaya ibraz eden) aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.