YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13892
KARAR NO : 2014/2954
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2012/24-2013/105
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2013 tarih ve 2012/24-2013/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı I.. A.. Vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 29/11/1999 tarihinde 6.450 TL’yi %85 faiz oranı ile Y. hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı Y. Security Off S. Bank hesabına aktardığını, bu şekilde B. grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Y. yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı I. Bank tarafından devralındığını ileri sürerek, 6.450,00 TL’nin 29.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %85 faizi ile bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faiz ile tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı I.. A.. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin off-shore şirketi olduğunu, O. S. Bankası’nın Kıbrıs Kanunları’na göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, zararın oluşmasında davacı ve davalının %50 müterafik kusurunun bulunduğu, TTK’nın 321/ son maddesi gereği anonim şirketlerde temsil ve idareye selahetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işyledikleri haksız fiilden şirketin sorumlu olacağı, dava konusu somut uyuşmazlıkta külli halefiyet sorumluluğunun İNG Bank’a geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.225,00 TL’nin 29.11.1999 vade başlangıç tarihinden tahsil edilinceye kadar TCMB’nin değişen oranlarda avans faizi üzerinden yürütülecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı I.. A.. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karar başlığında davacılardan Mühübe Türkşanlı’nın davacı olarak yazılmamasının ve fer’i müdahil TMSF’nin de karar başlığında yer almamasının maddi hataya dayalı olması ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF’nin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının %50 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; davacının hesap açma talimatı bulunduğu, ancak off-shore havale talimatı bulunmadığı bu nedenle davacılara kusur izafe edilemeyeceği nazara alınarak, davalı bankanın güven kurumu olduğu, en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı gözetilerek zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı bankanın ve fer’i müdahil TMSF ‘nin harca ilişkin temyiz sebebine gelince;
Kabule göre, uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Y. A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S. A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile O. A.Ş. (sonraki unvanı I. Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Y. A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın anılan yönden davalı banka ve fer’i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin (1) ve (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının ve davalı banka vekili ile fer’i müdahil vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin (1) ve (3) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı I. Bank A.Ş’ye iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.