Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1599 E. 2014/3121 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1599
KARAR NO : 2014/3121
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2011/565-2012/369

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2011/565-2012/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalı şirkete 2007 model Hıtachı marka Ekskavatör 270030633 sayılı Makina Kırılması Sigortası yaptırıldığını, makinanın 02.06.2010 tarihinde şantiyede çalıştığı sırada arızalanıp, yetkili servise gönderildiğini, davalıya 04.06.2010 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğunu, 1000979 sayılı hasar dosyası açıldığını, makinanın Makina Kırılması Sigortası Genel Şartlar 1. maddesinde yer alan normal çalışır halde iken ani ve beklenmedik her türlü sebep kapsamında arızalanmış olan araçlardan olduğunu, ortaya çıkan hasar nedeniyle çeşitli şirketlere tamir için fatura karşılığı 98.524,74 TL ödeme yapıldığını, davalının hiç bir gerekçe göstermeksizin kötü niyetli olarak ödemede bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yapılan ödemenin 75.000,00 TL’sinin ihbar tarihi olan 04.06.2010 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ve ayrıca makinanın servise nakledilmesi için 1.000,00 TL nakliye bedelinin de ihbar tarihi olan 04.06.2010 tarihinden itibaren ticare temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının makinada 98.524,74 TL tutarında hasar meydana geldiğini ve bu miktarın ödenmesi şeklindeki talebinin poliçe ve genel şartlara göre fahiş olduğunu, bu nedenle temerrüt ihbarla doğmadığından faizin başlangıç tarihinin de doğru olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının eksik sigorta ile sigorta ettirdiği makinada meydana gelen toplam hasarın %10 muafiyet ve eksik sigorta miktarı düşüldükten sonra 84.816,88 TL olduğu, bilirkişi raporunun ve yapılan hesaplamanın sözleşme ile kararlaştırılan hususlara ve yasal düzenlemeye uygun olduğu, sadece taraflar arasında hasar miktarı konusunda ihtilaf bulunduğu, temerrütün ihbar tarihi yerine ekspertiz raporunun düzenlendiği tarih olarak kabulünün, (hasar miktarının ihbar tarihinde belli olmaması nedeniyle) kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 75.000,00 TL hasar bedeli ve 1.000,00 TL nakliye ücreti olmak üzere 76.000,00 TL’nin ekspertiz tarihi olan 06.12.2010 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı sigorta şirketince, ekspertiz raporunda belirtildiği şekilde teminat kapsamında kalan malzemeler dışında yetkili servis onarım faturalarına yazılmış olan aşınma-yıpranmaya maruz kalan ve bakım maksadıyla belirli periyotlarla değiştirilmeleri gereken sarf malzemesi niteliğindeki parçaların teminat kapsamında bulunmadıkları savunulmuştur. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan faturaların parça fiyatı onarım ve işçilik bedelleri bakımından piyasa rayici ile uyumlu olduğu belirtildikten sonra, dava konusu parçaların onarım bütünlüğü açısından gerekli olduğu kanaatiyle teminat kapsamında olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak, mahkemece de benimsenen söz konusu bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu parça ve malzemenin herbirisinin ayrı ayrı değerlendirilerek davalının savunmasında belirttiği şekilde belli periyotlarla değiştirilmesi gereken sarf malzemeleri niteliğinde olup olmadığı hususunda Yargıtay denetimine elverişli bir açıklama yapılmaksızın genel olarak değerlendirme yapıldığından rapordaki bu değerlendirmenin hükmün tesisi için yeterli olarak kabulü mümkün değildir. O halde, belirtilen bu hususlarda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.