YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13573
KARAR NO : 2014/3094
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2012/632-2013/392
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2013 tarih ve 2012/632-2013/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket çalışanlarına Ekim 2010 tarihinden itibaren servis hizmeti verdiğini, taraflar arasında talep konusu yıl için yazılı sözleşme bulunmadığını, servis hizmeti verildikten sonra fatura kesilmekte ve fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmekte iken itiraz edilmeyen 3 adet fatura bedelinin ihtarname tebliğine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, toplam 38.175,46 TL’nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hizmetin satın alındığının doğru olmadığını, iddianın yazılı belgeyle ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, davacının kendi defterlerinde kayıtlı bulunan 38.175,46 TL’yi karşılayan faturalara konu hizmetin verildiği hususunda da yazılı bir delil sunulmadığı, davacı defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmaması nedeniyle davacı lehine delil niteliğine sahip bulunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde delillerini bildirirken ticari defterler demek suretiyle davalının ticari defterlerine de dayanmıştır. Nitekim mahkemece de, 02.04.2013 tarihli oturumda ticari defterlerinin ibrazı hususunda taraf vekillerine kesin süre verilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi, sadece ibraz edilen davacı defterleri üzerinden değerlendirme yapmış olup, mahkemece ispatlanamadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, az önce de açıklandığı üzere, davalı tarafın da ticari defterlerine dayanıldığına göre, 6100 sayılı HMK’nın 220 ve 222. maddeleri değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.