Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18720 E. 2014/5120 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18720
KARAR NO : 2014/5120
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ : KONYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2012/745-2013/410

Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2012/745-2013/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Ulm Mahkemesi tarafından verilen 01.03.2011 tarih 4 O 440/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının aslında karar kesinleşme tarihinin 30.08.2011, karar tarihinin 01.03.2011 tarihi olduğu ancak mahkemeye sunulan tebliğ evraklarında karar tebliğ tarihinin 29.11.2010 ve 17.09.2010 tarihi olduğunun anlaşıldığı, bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafça süre talep edildiği ve yabancı mahkeme ilamının aslının kendisine verildiği, davacı vekili tarafından en son duruşmada sunulan yabancı mahkeme ilamı tercüme aslında karar tarihinin üzerinin karalanarak ibraz edildiği, yabancı mahkeme ilamının davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin verilen süre içinde sunulmadığı, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenemediği, verilen kesin süre içerisinde de davacı vekili tarafından bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yabancı mahkeme kararının aslı dosyada bulunduğuna ve karar aslında sonradan düzeltilen tercümedeki gibi hatalı olduğu bildirilen bir tarih de bulunmadığına göre, davacı tarafa davaya konu yabancı mahkeme kararının tercümesini yaptırması için yeniden süre verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.