Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15783 E. 2014/5129 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15783
KARAR NO : 2014/5129
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2013/13-2013/313

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2013/13-2013/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılardan M.. Y..’nın muris E..Y…’nın mirasçıları olup E.. Y..’nın 14.03.2002 tarihinde vefat ettiğini, terekenin açılmasıyla muris adına olan hesap ekstrelerinin incelenmesinda aynı şubede davalı N.. Y.. adına açılan vadeli hesaba 245.000,00 TL, diğer davalı M.. Y.. adına açılan vadeli hesaba 245.000,00 TL aktarıldığının anlaşıldığını, bu aktarmaların murisin bilgisi dışında yapıldığının, aktarılan paralarla ilgili makbuzlarda murisin herhangi bir imzasının bulunmadığını, davalı bankanın da usulsüz işlem yaparak murisin parasını davalılara geçirdiğini, davalılardan M.. Y..’nın resmi miras hissesi düşüldükten sonra 147.000,00 TL’den, davalı N.. Y..’nın 245.000,00 TL’den sorumlu olduklarını ileri sürerek toplam 392.000,00 TL’nin ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan 14.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca muris E.. Y..’nın ölümünden önce davalılar hesaplarına aktardığı 245.000,00 TL’şer havale makbuzlarında muris imzasının olmadığı, davalı bankanın çalışanlarının kusurlu eylemleri nedeniyle kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğundan talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..’nın aynı zamanda mirasçı olması nedeniyle miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..’nın ise hesabına aktarılan tüm miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 392.000,00 TL nin 14.01.2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK’nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..’nın miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..’nın ise hesabına aktarılan miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde ise bu kez, 392.000,00 TL’nin 14/01/2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemenin gerekçe kısmında belirttiği gerekçeleri ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece çelişki içermeyen ve gerekçe ile hükmün uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.