Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/14706 E. 2014/5396 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14706
KARAR NO : 2014/5396
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2012
NUMARASI : 2010/193-2012/144

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2012 tarih ve 2010/193-2012/144 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. P..Ş.K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üretici firmaların lisans hakkı çerçevesinde üretimini yaptığı yazılımların Türkiye’deki yasal temsilcisi, dağıtıcısı ve tek satıcısı olup, yazılım şirketi ile aralarında imzalanan protokol ve kendisine verilen yetki belgesi çerçevesinde bu yazılım şirketlerinin Türkiye’deki lisans sahibi olduğunu, yapılan ek protokol ile de fikri mülkiyet haklarının korunması için müvekkilinin her türlü dava ve talep konusunda yetkili kılındığını, davalı şirket tarafından şirkette bulunan bilgisayarlara izinsiz şekilde CAD/CAM/CAE yazılımlarının yüklendiğini, bu bağlamda lisanssız yazılım kullanımı söz konusu olup, bu hususta davalı şirket adresinde mahkeme kanalıyla delil tespiti yaptırıldığını, işbu tespit neticesinde müvekkili şirketin mali hak sahibi olduğu 3 adet yazılımın davalı tarafından haksız ve lisanssız olarak kullanıldığının belirlendiğini ileri sürerek, lisanssız kullanıldığı tespit edilen yazılım bedellerinin FSEK’in 68. maddesi uyarınca tespit tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hesaplanacak tazminat tutarından şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında yapılan ıslah ile haksız olarak kullanılan her bir yazılım için ayrı ayrı olmak üzere 3 adet yazılım bedelinin üç katı tutarı olan toplamda 100.000,00 TL tazminatın 1.000,00 TL’sinin tespit tarihinden, 99.000,00 TL’sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mali hak sahibi olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, istenen bedelin yüksek olduğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Türkiye’de lisans sahibi olduğu FSEK madde 2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan SOLİDWORKS 2010 ve SOLİDWORKS PREMİUM 2009 adlı bilgisayar yazılım programlarının davalının izinsiz olarak işyerindeki bilgisayarlara yükleyip
kullandığının tespit edildiği, bunun da maddi haklardan olan çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, rayiç bedeli davacı tekel hakkına dayanarak belirlediğinden ve de belirlemiş olduğu gerçeği ile tazminattan indirim yapılmasına ilişkin BK’nın 43 ve 44. maddeleri hükümleri dikkate alındığında olayda hükmedilecek tazminatın 65.000,00 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılarak, ispatlanan davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulü ile 65.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkeme gerekçesinde rayiç bedelin 5846 sayılı FSEK’in 68/1. maddesi hükmü uyarınca 3 katı oranında artırımı hususunun mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin görüşü, Dairemizin 27.12.2011 tarih, 2011/14831-17744 sayılı kararında da belirtildiği üzere açıkça anılan madde hükmüne aykırı olmakla birlikte, neticeten belirlenen rayiç bedelin FSEK’in 68/1. maddesi hükmü uyarınca 3 katı tutar üzerinden mahkemece BK’nın 43. maddesi hükmü uyarınca indirim yapılmış olmasında bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ıslah ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş olmasına göre istemle bağlı kalınarak hüküm altına alınan miktardan, dava dilekçesi ile istenen 1.000,00 TL dışındaki ıslah ile artırılan kısma isabet eden 64.000,00 TL için istem gibi ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istem aşılarak ıslah ile artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davanın kısmen kabul edilmiş olmasına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlığını taşıyan 326/2. maddesinde, davada taraflardan her birinin kısmen haklı çıkması halinde mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağının belirtilmesi karşısında mahkemece, anılan hüküm uyarınca davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı taraf yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.