Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2886 E. 2014/8722 K. 07.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2886
KARAR NO : 2014/8722
KARAR TARİHİ : 07.05.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2013/171-2013/304

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2013/171-2013/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve Birleşen Davada Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait P.. Ekspresi’nde yolcu iken 27.01.2008 tarihinde trenin Kütahya/Ç.. istasyonunda devrilmesi sonucu meydana gelen kazada sol bacağını fonksiyonel olarak yitirdiğini, müvekkilinin İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi olduğunu, iş göremezlik oranında maddi bir zarara uğradığını, kendi konumundaki sağlıklı kişilerin elde edebileceği verime ulaşabilmek için sakatlık derecesine tekabül eden oranda daha fazla güç (efor) harcamak zorunda kalacağını, BK 46. maddesi anlamında cismani zarar sebebiyle oluşan maddi tazminatı talep hakkının bulunduğunu ileri sürerek asıl davada 10.000 TL maddi tazminatın, birleşen davada da 168.479,84 TL iş göremezlik tazminatının ve 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve Birleşen Davada Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının birleşen davadaki manevi tazminat isteminin, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilmek suretiyle olayla ilgili özel durum ve koşullar ile dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacının yolcu konumunda olduğu ve kusursuz bulunduğu; olay tarihi itibariyle mali ve sosyal durumu, yaşı ile öğrenimi dikkate alındığında davacının olay nedeniyle uğradığı beden tamlığının ihlali nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüler ve hatta yaşam boyu duyacağı acı ve üzüntüler nedeniyle BK’nın 47. maddesi uyarınca adalete uygun bir tazminatla huzur duygusuna kavuşturulması, duyduğu elem ve acının kısmen de olsa karşılanması amacıyla manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 45.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, esas ve birleşen davadaki davacının sürekli iş göremezliğine dayalı tazminat isteminin ise; davacının, davalı/idarenin işlettiği trende yolcu olup, olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacıda olay nedeniyle oluşan fonksiyon kaybı ve davalının kusur oranına göre uğradığı cismani zararının, sürekli iş göremezlik maddi zararının 167.572,88 TL olarak tespit edildiği, davalı idarenin, bu miktardan taşıma sözleşmesi kapsamında sorumlu bulunduğu, davalının, olay tarihinden itibaren herhangi bir ihtara gerek bulunmaksızın temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davacının, davalı aleyhine açmış olduğu esas davanın kabulü ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, esas ve birleşen davada toplam 167.872,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 45.000,00 TL manevi tazminatın 27.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (1) ve (2) numaralı bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, davacının maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde esas davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükmedilen manevi tazminat tutarı ilk incelemede bozma dışı bırakıldığına ve karar manevi tazminat yönünden kesinleştiğine göre, mahkemece bu konuda karar ittihazına gerek olmadığına karar verilmesi gerekirken manevi tazminat hususunda yeniden hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekilinin, aleyhe hükmedilen harca yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise; mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava yönünden toplam 11.872,24 TL karar harcının davalıdan tahsiline karar verildiği ve 11.872,25 TL bakiye karar harcının davalı vekili tarafından 23.2.2012 tarihli makbuzla yatırıldığı, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında ise asıl ve birleşen davada toplam 13.707, 25 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline hükmedildiği anlaşılmış olup, bu durumda, mahkemece davalı vekili tarafından 23.2.2012 tarihli makbuzla yatırılan bakiye karar harcı göz önünde bulundurularak, mahsup edilmesi gerekirken belirtilen husus nazara alınmaksızın davalı taraftan fazla harç tahsili sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.