YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18686
KARAR NO : 2014/7623
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2013/59-2013/388
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/59-2013/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzunca bir süre üzerinde çalıştığı ve yıllardır üretim ve satışını gerçekleştirdiği uzaktan sayaç okuma çözümleri konusundaki tasarımın gerçek sahibi olduğunu, davalıların ise sadece müvekkilinin satışını yaptığı tasarımın geliştirilmesi için davacıya hizmet sunduklarını, davacı şirket bünyesinde çalışmalar yürüttüklerini, yenilik doğurucu bir değişiklik yapılmadığını, bu hizmetleri karşılığında davalılara bedel ödendiğini, davalıların söz konusu tasarımı sanki kendi tasarımlarıymış gibi tescil ettirdiklerini ileri sürerek, dava konusu tasarımın davalılar adına yapılan tescilinin müvekkilinin tasarım hakkının gaspı niteliğinde olduğunun tespitini, tasarım hakkının müvekkiline devrini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını ve bu taleplerinin kabul görmemesi durumunda davalılar adına tescil edilen tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, endüstriyel tasarım hakkına sahip olduğunu iddia eden davacının uzun süre bu hakkını kullanmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, uzaktan sayaç okuma elektronik elektrik sayaçlarının Türkiye’de kullanılmaya başlanmadan önce çeşitli ülkelerde kullanıldığını, müvekkillerinin üzerinde hak iddia ettiği hususun CPRS modelin içerisinde yer alan modül değişikliğini içeren cihaz tasarımı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına tescilli 2011 00296 numaralı tasarım tescil görsellerinin incelenmesinde sayaç okuma sisteminin yeni bir ürün olmadığı, davacı tarafın delil olarak sunduğu sözleşme örneklerinde görsel ibarelerin mevcut olmadığı, davacı tarafından sunulan tüm delillerin bu tasarımın davacı tarafından üretildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, teknolojik olarak varlığı bilinen bir ürünün farklı görsel özelliklerde üretilebilmesi için görsel özelliklerini tasarım tescili olarak koruma altına alınabilmesi için bu ürünün daha önceden üretilmiş olmasının tasarım tescili için yeniliği ortadan kaldırır bir delil oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli tasarımın gaspı nedeniyle, tasarımın kendi adına tescilini veya hükümsüzlük istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ürününe ilişkin görsellerin olduğu iddia edilen ve davacı tarafından ileri sürülen delil CD’nin açılamadığı ve karşılaştırma yapılamadığı, sözkonusu delilin incelenebilmesi için lisanslı program ile kaydedilmiş bir dosya yerine herkesin kullanımında olabilecek bir formda sunulması gerektiği belirtilmiştir. Buna rağmen mahkemece duruşma sırasında davacının yeniden CD verme talebi değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmediği gibi, davacı tarafından delil listesinde tanık deliline dayanılmış ve son celse talep edilmesine rağmen, tanıkların da dinlenilmemesi doğru görülmemiştir. İddianın ileri sürülüş biçimi gözetilmek suretiyle davacıya kendi patentine ilişkin CD’nin incelenmesi ve tanıkların dinlenmesinin sağlanması gerektiğinden, eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.