YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18965
KARAR NO : 2014/7629
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2012
NUMARASI : 2010/724-2012/179
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/09/2012 tarih ve 2010/724-2012/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/04/2014 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. Y.S. ile Av. A. O.ve davalı vekili Av. A. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 14.03.2005 tarihli Pazarlama ve Destek Sözleşmesinin davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirememesi nedeniyle müvekkili tarafından gönderilen fesih ihtarnamesi sonucu 14.05.2007 tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğini, fesih akabinde de davalı tarafından müvekkili şirketten alınması taahhüt edilen toplam 150 ton ürün miktarının satın alınmamış olan 129,26 tonluk kısmına karşılık gelen miktarın da ödenmediğini, sözleşme uyarınca davalının bu miktarı ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borcun yazılı ve sözlü uyarılara rağmen ödenmemesi sonucu davalı aleyhine icra takibine geçildiğini ancak davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davalı şirketin Pazarlama ve Destek Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeden doğan 18.689,60 ABD Doları tutarındaki alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 21.542,96 ABD Dolarının tahsilini, artırılan 2.853,36 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki TL karşılığının ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin sözleşme ile sabitlediği satış fiyatını yapılan ek protokole aykırı olarak artırması sonucu müvekkilinin sözleşme konusu madeni yağların muadillerini farklı firmalardan satın almak zorunda kaldığını ve oluşan fiyat farklarına bağlı olarak 50.293,87 ABD Doları zarara uğradığını, dava konusu sözleşmeye aykırı fatura keserek müvekkilini zarara uğratan tarafın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılmış bulunan 14.03.2005 yürürlük tarihli pazarlama destek sözleşmesinin imzalanmış olduğu, bu sözleşmeye göre verilen avansın tamamının hak edilebilmesi için yıllık hedef tonajının tutturulması gerektiği ve davalı şirketin 2005-2006 yıllarında eksik mal alımı yaptığı, toplamda 129.26 tonluk eksik mal taahhüdünün bulunduğu ve davalı şirketin 2006 yılında mal alımını durdurduğu, yapılan sözleşmeye göre satış primleri 5 yıl içinde kapatılacağından ve 25.000 ABD Doları karşılığı 33.000 TL’nin davacı şirketçe ödenmiş olup, yerine getirilmeyen mal alımı taahhüdü nedeniyle bu prim ve avanstan iadesi gereken 21.542,96 ABD Dolarının davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 21.542,96 ABD Dolarının 18.689,60 Dolarlık kısmına 18.06.2010 tarihinden, kalan 2.853,36 Dolarlık kısmına ıslah tarihi olan 13.06.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshine dayalı olarak davalı tarafından satın alınmayan ürün miktarından dolayı davacıya iade edilmesi gereken bakiye avansın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalının sözleşmeden kaynaklanan mal alım taahhüdünü yerine getirmediği, süresi dolan teminat mektubunun süresini uzatmadığı veya yeni bir teminat mektubu sunmadığı gerekçeleriyle 10.05.2007 tarihli noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davalı ise davacının satmayı taahhüt ettiği ürünün fiyatını aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak artırdığını, bu suretle sözleşmeye aykırı davranan ve feshe sebebiyet veren tarafın davacı olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini için davacı aleyhine icra takibine geçildiğini ve takibe itiraz etmesi sonucu itirazın iptali davası açıldığını savunmuştur. Dosya incelendiğinde davalının, davacının sözleşmeye aykırı davranması sonucu uğradığı zararın tazmini amacıyla 71.553,09 TL alacağın davacıdan tahsili amacıyla icra takibine geçtiği, itiraz üzerine de davacı aleyhine Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dava açtığı anlaşılmıştır.Bu durumda, davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak davacı aleyhine açtığı tazminat davasında verilecek olan kararın bu davada verilecek olan kararı etkileyecek olması karşısında mahkemece, davalı tarafından davacıya karşı açılan davanın sonucu beklenerek, ortaya çıkacak hukuki duruma göre davacının işbu davadaki isteminin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.