Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2986 E. 2014/7611 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2986
KARAR NO : 2014/7611
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/09/2012
NUMARASI : 2012/138-2012/182

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.09.2012 tarih ve 2012/138-2012/182 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S. S. ile davalı vekili Av. Y. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, T. Şirketler Gurubu’nun 1984 yılından beri “B.” markalı çeşitli elektrikli küçük ev aletlerinin ve keşisel bakım ürünlerinin tek satıcılığını yaptığını, T. Şirketler Gurubu’na bağlı şirketlerden müvekkilinin de 1996 yılından beri “B.” markalı ürünlerin zincir mağazalar dışında perakende pazarda tek satıcılığını sürdürdüğünü, davalı şirketin 27/12/2001 tarihli ihtarname ile 31/12/2001 tarihi itibariyle davacının tek satıcılık ilişkisine son verdiğini, bilahare davalının müvekkili tarafından oluşturulan bayi ağını kullanarak “B.markalı ürünleri bu bayi ağı ile pazarlamaya başladığını, sözleşmenin feshinde davalının haksız olduğunu ve ihbar sürelerine uymadığını ileri sürerek, 3.600.000 USD müşteri (denkleştirme) tazminatı ile 3.250.000 USD kâr kaybı olmak üzere toplam 6.850.000 USD.den davacının davalıya olan borçları takas ve mahsup edildikten sonra bakiye 5.922.762 USD’nin 04/02/2002 tarihinden itibaren faiziyle birlikte ayrıca 1.500.000.000.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 11/07/1996 tarihinde B.AG (yeni adıyla B. Gmbh) ile yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin distribütör olarak atandığını ve bu sözleşmenin halen devam ettiğini, müvekkilince davacı şirkete bayilik verildiğini, yoksa davacının Almanya B. ürünlerinin tek satıcısı olmadığını, davacı şirketin borçlarını ödemede sık sık temerrüde düşmesi ve borçlarının teminatsız kalması nedeniyle müvekkilince keşide edilen 27/12/2001 tarihli ihtarname ile süre verilerek, iş ilişkisinin 31/12/2001 itibariyle sona erdirildiğini, bayilik ilişkisini bitirmekte müvekkilinin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı yanın taraflar arasındaki sözleşmeyi BK’nın 106-107. maddelerindeki usullere göre haklı nedenle feshettiği, davacının kâr mahrumiyeti, müşteri tazminatı talep hakkının bulunmasına karşın belirtilen borcunun alacağından düşülmesi sonucu 861.074,39 TL daha borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/02/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu benimsenerek taraflar arasındaki sözleşmenin Bayilik Sözleşmesi olduğu davacının haksız fesihten dolayı yoksun kaldığı kâr ve denkleştirme tazminatı talep edebileceği bu bağlamda bozma öncesi alınan bilirkişi raporları da belirlendiği üzere davacının yoksun kaldığı kârın 103.158,03 TL denkleştirme tazminatının (müşteri tazminatı) ise 363.149,64 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının 103.158,03 TL kâr kaybı ve 363.149,64 TL müşteri tazminatı olmak üzere toplam 466.307,67 TL alacağının 04/02/2001 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan müşteri (denkleştirme) tazminatı ve manevi tazminat ile kâr kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu sözleşmenin haksız feshedildiği benimsenerek kâr kaybı ve denkleştirme tazminatının tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma kararları da esas alınarak taraflar arasındaki ilişkinin bayilik olarak nitelendirilmesine karşılık tek satıcılık ve acente sözleşmelerinde uygulama imkanı bulunan müşteri (denkleştirme) tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.